Koramaz ve Zamantı yöresinde düğün gelenekleri-9 - Ali MADEN

Koramaz ve Zamantı yöresinde düğün gelenekleri-9


Resmi nikâh (İzinname çıkarma): Düğün başlamadan önce ilçeye (Bünyan’a) “izinname” çıkartmaya gidilir. Bu resmi nikâhı kıydırmak demektir. Osmanlılar zamanında nikâhlar kadılar tarafından ya da yetkili imamlar tarafından kıyılırmış. İmamların nikâh kıyması için o mahallin kadısından izin alınırmış. Kadı tarafından o mahallin görevli imamina “falanca oğlu falanca ile falanca kızı falancanın, eğer bir engel yoksa nikâhları kıyıla” diye bir izinname gönderilirmiş. Buna binaen köylü hâlâ resmi nikâh kıyılma işine “izinname almak” diyekabul etmektedir.

Kış günleri olduğu için genellikle kardan dolayı yollar kapalı olur. İki kaynata, gelinkız, damat köy muhtarıyla bir-likte yaya olarak sabah erken yola çıkarlar. Aynı gün döneceklerine göre en kısa yoldan gideceklerdir. Ya Çiçekli yaylasından, Turna Dağını aşarak; ya da Güllüce köyünden, Deve Taş ’dan giderler. Gelinkız ile damat bu vesileyle belki ilk kez birlikte uzun süre yolculuk yapıyorlardır. O zamanın ayaklı fotoğraf makinasıyla sokak fotoğrafçısı tarafından fotoğrafları çekilir, bir nüfus memuru huzurunda muhtarla birlikte, ilçedeki bir tanıdığın şahitliğinde nikâhları kıyılarak akşama geç saatte zahmetli bir yolculuktan sonra köye dönerler.

Düğün Zamanı Geldi

Düğün günü belirlendikten sora çalgıcılar ayarlanır. Civar köylerden bu işi iyi yapan çalgıcı ekibi ile günler önceden anlaşılmıştır. Düğünlerde genellikle davul, zurna çalınır. Fakat son zamanlarda davul zurnanın yanında darbuka, cümbüş, klarnet gibi sazlarda kullanılmıştır.
Civar köylerden akraba, arkadaş ve çağrılmak istenenler varsa onlar için okuyuntu listesi hazırlanır. Okuyuntu listesi, o köydeki; akrabaları, mahal olanları, uman ve bekleyenleri ve arkadaşları küstürmemek için itina ile hazırlanır. Yol yordam bilir biri ile komşu köye gönderilir. Hava ve yol müsaitse atla gider yoksa yaya olarak gitmek zorunda kalır. Eğer tipi ve kar yağma ihtimali varsa, hava bozuksa birbirine destek olsun diye iki kişi ile yollanır. Okuyuntucu okunanlardan en hatırlısı kim ise onun odasına varır. Listede olanlar odaya çağırılır, davet tebliğ edilir. Davet edilenlerden düğüne gelecekler kendi aralarında toplanarak nasıl gidilecek, düğüne ne hediye götürülecek onu kararlaştırırlar.
Davetiyenin Başına Kim Yazılacak (Okuma Parçası)

Eskiden bu günkü gibi davetiye kartları yoktur. Komşu köylerden düğüne insanlar davet edilecekse davet edileceklerin isimleri bir kâğıda yazılır, okuyuntucunun eline verilerek komşu köye gönderilir. Davet edilenlerden en hatırı sayılır sözü dinlenir birinin evine varır, O kişide diğer davet edilenleri odasına çağırtarak “ falanca köyden falanca ağanın selamı var, falanca gün olacak düğününe davet ediyor” diye bildirir.

Köyümüzdeki bir düğün vesilesiyle komşu köye, Dikir köyüne okuyuntu (davetiye) gönderilir. Bizim okuyuntucu da hatırı sayılır birinin evine varır, davetliler listesinde adı olanlar odaya çağrılır ve isimler okunarak davet duyurulur. Ancak bir mesele vardır. Bazı kimseler listedeki isminin niçin başa yazılmadığı, niçin falancanın isminden sonra yazılmış gibi mazeretler ileri sürer ve tartışmalar, münakaşalar olur. İyi niyetle, dostluğa yapılan davet tatsızlıkla sonuçlanır, davetiye iade edilir. Bu olay her iki köyde de üzüntü yaratır. Köyün ileri gelenleri bir araya gelir, konuyu tartışırlar. Münasip bir dille özür beyan ederek yeniden liste yapmaya karar verirler. Ancak iş çığırından çıkmış, gurur meselesi haline gelmiştir. Kimi liste başı yazsalar diğerleri itiraz edeceği bellidir. Düşünür, taşınır sonunda kimsenin itiraz edemeyeceği bir çözüm bulurlar. Davetiye listesine bir çember çizerler ve çemberin üzerine eşit aralıklarla davetlilerin adı yazılır. Böylece kimseni ismi başa ya da sona yazılmamış olur, kimsede itiraz edemez.
                    Devam edecek
 

YAZIYI PAYLAŞ!