Koramaz ve Zamantı yöresinde düğün gelenekleri-4 - Ali MADEN

Koramaz ve Zamantı yöresinde düğün gelenekleri-4


Kadınlar tarafında ise gelinkız için alınan yüzük, çar ve yemeni kaynana tarafından gelin kıza teslim edilir. Eğer kar, kış sebebiyle veya zaman darlığı sebebiyle şehre gidip alınamamış ise nişandan sonra uygun bir zamanda da getirilebilir. Bugünkü gibi yüzük takma, kurdele kesme töreni yapılmaz.

Daha da eski yıllarda köyün nüfusu az olduğundan he¬men, hemen tüm erkekler nişan törenine çağrılırmış. Zaten köyde parmakla sayılacak kadar az ev varmış. Kız tarafı nişan günü davetlilere yemek hazırlarmış. Yemek yenip dua edildik-ten sonra yemek yiyenler sofraya bahşiş koyarlarmış. Bunun için maddi durumu iyi olanlar mutlaka çağrılırmış çünkü yokluk döneminde herkesin bahşiş verecek parası olmayabilirmiş. Köyün nüfusu çoğalıp, zaman değiştikçe bu gelenekler de kalkmış.
Bu nişan töreninde alınan kararlara eskiden herkes kesinlikle uymuşlar. Zamanla toplum diğer geleneklerinden taviz verdikçe bu geleneğe de uyulmamaya başlanmış. Yıllar geçtikçe başlık parasını ve oğlan tarafının alacağı eşyaları az bulan kız tarafı gizlice oğlan tarafından fark istemiş, yeni isteklerde bulunmuşlar. Bu kuralsızlığa “zotlama” denir. (bu ifadenin biraz kaba olması, yapılan fiilin tasvip edilmediğindendir.) Oğlan tarafının maddi durumu iyi ise kimseye duyurmadan kız tarafının isteklerini karşılar. Maddi durumu iyi değil de, bu istekleri karşılamada zorlanacaksa, iki taraf arasında tatsızlık çıkar. Oğlan tarafı duyulmasını ister ki komşular araya girsin de karşı tarafı ayıplasın, ikna etsin diye.

Düğüne Hazırlık

Düğünler genellikle bir sonraki kış aylarında olur çünkü yazın düğün yapacak boş zaman yoktur. Kız ve oğlan tarafı yaz boyunca işlerinden fırsat buldukça düğün tedariki yapar. Damat tarafı düğünde harcayacağı parayı biriktirmek için uğraşırken, kız tarafı da kıza vereceği çeyizleri hazırlar.

Kızımız artık “gelinkız” olmuştur. Sokağa çıktığında, gelin olmuş kızların da yaptığı gibi çar örtmelidir. (çar: başörtüsünün üç katı büyüklüğünde başını ve omuzlardan aşağı örtmek için kullanılan beyaz yazma) Hareketlerine dikkat etmelidir. “Ağır oturup batman götürmeli”. Damadın tüm yakınlarına hürmet etmeli, az konuşmalı, az gülmeli. Çeşmeye suya gittiğinde damadın yakınlarından birisi de suya gelmişse önce onun güğümlerini doldurmalı, hatta müstakbel kayınata (kayınbaba) ve kaynana yanında yüksek sesle konuşmamalıdır. Hani bir türkü var ya;

Davul da güm güm inlesin
Davulu da gelin dinlesin
Öyle vara yoğa gülmesin.

Nişandan sonra, dünürler arasında samimiyet artar. Özelikle kadınlar arasında gidip gelmeler sıklaşır. İki tarafta birbi-rini zaten tanıyordur ama daha yakından tanımaya çalışır. Oğlan tarafı zor ve önemli işlerde gelin kızı yardıma çağırır. Meselâ terslikler çıkarken, Ekinler yolunurken, hedik kaynatılırken, harman zamanı yoğun iş olduğu zaman, imece gerektiren işlerinde gelinkız yardıma çağrılır, iş bitince de hediye verilir. Böylece gelinkızın çalışkanlığı, becerisi, denenmiş olur. Hem de gelinkız yaşayacağı eve ve yeni ailesine alışır. Gelinkız oğlan evinde özelikle oğlanın anası babası, ağabeyi ve diğer akraba büyüklerin yanında kısık sesle konuşur. Buna “gelinlik yapma” denir. Eğer gelinlik yapılan kişi, gelinkızın kendisine gelinlik yapmasını istemiyorsa, gelinkıza bir hediye alarak gelinliği bozdurur. Gelinkız da onun yanında artık seslice konuşur. Gelinkızın oğlan evine yukardaki sebeplerden dolayı gelip, gitmesinde (Çünkü başka zamanlarda pek gelip, gitme olmaz) damatla pek konuşturulmazlar. Mecburiyetlerin,  tesadüflerin, (gelinkız razı olursa) gizli görüşmelerin dışında görüştürülmezler. Daha doğrusu oğlan konuşmayı görüşmeyi ister ama kız kaçar. Mahremiyet çok katı şekilde uygulanır.
                                Devam edecek
 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 16