Koramaz ve Zamantı yöresinde düğün gelenekleri-13 - Ali MADEN

Koramaz ve Zamantı yöresinde düğün gelenekleri-13


Sinsin Oyunu Ve Gece Halayları

Düğün süresince her akşam içerdeki oyundan sonra geç saatlerde mutlaka “sinsin” oynamaya dışarı çıkılır. Sinsin oy¬namak için önce meydanın ortasına bir ateş yakılır. Eskiden düğün yapacak kişiler güzden sinsin ateşi için odun, çalı toplarlarmış. Ateş için odun tezek kullanıldığı gibi, gaz yağının bolardığı yıllarda gaz yağı kullanılmıştır. Bir gaz yağı tenekesinin yarısı kesilerek kalın bir sopanın tepesine çivilenir, içerisine biraz kül konur, külün üzerine gaz yağı dökülür, geniş bir alanın orta yerine dikilerek ateşlenir. Bir kişi ateş zayıfladıkça külü karıştırarak ve gaz yağı dökerek canlandırır. Ortalık ateşin yaydığı ışıkla aydınlanır. Son zamanlarda lüks lambaları da aydınlatmaya destek olmuştur. Sinsin oynayacaklar ateşin etrafında büyük bir daire oluştururlar. Davul zurna sinsin havası çalmaya başlar. Önce birisi çıkar, ateşin etrafında değişik figürlerle dönerek etraftakilere meydan okur. “ Heyyy babamm babam yok mu gelen”. Ya da gelmesini istediği biri varsa onun ismini söyleyerek onu kışkırtır. Kalabalığın içinden çıkan kişi, 20–30 metre kovalar, yakalar veya yakalayamaz, geri döner. Bu kez ateşin etrafında dönme işini kovalayan kişi yapar Kimsenin gelmemesi dışlanma veya önemsenmeme anlamına ge-lir. Nadir de olsa böyle durumlar olabilir. Bu durumlarda düğünün selameti için düğün sahipleri kovalayıcı olarak devreye girer, o kişi de mahcubiyetten kurtulur. Her taraf karla kaplı olduğu için kovalama anındaki çarpmalar veya düşmeler de sakatlık olmaz.. Ateşin etrafında dönerken herkesin kendine has yaptığı figürleri vardır, hep o tarz da dönerler. Böylece gecenin karanlığında, soğuk kış günlerinde belki de mazisi Şamanizm’e dayanan bir gelenek eğlenceli bir şekilde devam eder.

Çok eski yıllarda sinsin ’in değişik bir oyun şekli olarak, Tomarza sinsini varmış ama tehlikeli olduğu için terk edilmiş. Bu oyunda sinsine çıkan kişi iki elini arkadan beline destek verir, bir ayağını öne adım atarak sağlam bir duruş vaziyeti alır.  Kalabalıktan birisi çıkar duran oyuncunun etrafında kendi tarzıyla döndükten sonra kolu vücuduna yapışık olarak, sadece dirseğinden hareket ettirerek, kısa mesafeden sıkılı yumruğu ile arkasından kürek kemikleri arasına kuvvetli bir sumsuk (yumruk) indirir ve muhatabını yerinden oynatmaya çalışır. Sonra sumsuk vuran duruşunu alır, başka biri de onun yerine çıkar. Oyun böylece devam eder. Sumsuk vurmada hasma ne davrananlar, acıtsın diye avucunun içine sert bir cisim koyarak hile yapanlardan dolayı iç organları zarar görenler, kavga çıkaranlar olduğu için bu oyun köyde yasaklanmıştır.

Çocuklar için de sinsin oynama zamanı en neşeli andır çünkü onlarda civarda kendi aralarında kovalaşır, dalaşır karlar üzerinde oynaşırlar. Ay ışığı da varsa oyunlar daha eğlenceli ve zevkli olur. Eğer ellerinin üşümesini, lastik ayakkabılarının içinin karla dolup ayakların sırılsıklam olmasını, gecenin ayazında tepeden tırnağa karlara bulanmalarını saymaz isek çocuklar için çok zevkli bir gece olur.

Devam edecek
 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 1