Koramaz ve Zamantı yöresinde düğün gelenekleri- 10 - Ali MADEN

Koramaz ve Zamantı yöresinde düğün gelenekleri- 10


Bayrak Kalkıyor

Düğün başlamadan bir gün önce kadınlar için okuyuntu çıkarılır. Bu okuyuntuyu köyün dul kalmış yaşlı kadınlardan birisi ya da fakir bir ailenin kadını yapar. Yaşlı kadın her evin kapısını çalarak; “falancanın selamı var yarın düğüne buyura¬caksınız” der ve düğün sahibinin dağıtılması için aldığı kına¬dan bir miktar verir. Bu kınayı evin kızları ve gelinleri düğüne gideceği gün ellerine yakarlar. Hane sahibesi de yaşlı kadının ihtiyacına göre; bulgur, un, mercimek, yarma gibi yiyecekler verir. Fakir ve dul kadınların seçilmesinin sebebi bu yardımlardan yararlanmasını sağlamaktır. Okuyuntucu kadın, kadınlar için düğün evinin yerini de söyler.

Pazartesi veya Perşembe günü öğle namazından sonra bayrak kalkar. Öğle namazından önce köy bekçisi veya bu işi iyi bilen, sesi gür bir kişi, köyün belli noktalarından herkesin duyacağı şekilde tellal çağırılır.” Bugün öğle namazından sonra bayrak kalkacak, falanca ağanın odasına buyuracaksınız. Duyduk duymadık demeyin haoo“ deyince herkes davet edilmiş demektir, zaten herkesin malumu olan düğünün başladığı da böylece ilan edilmiş olur. Zaten düğün odasının damına bayrak dikildiği için herkes görür. Böylece düğün başlamış olur, ama köylüler buna düğün başladı demezler, “bayrak kalktı” derler.

Eskiden tellal çağırtmak yerine, kadınların davetinde ol¬duğu gibi, oğlan tarafının görevlendirdiği bir kişi bir gün önceden, tek, tek evleri dolaşarak herkesi düğüne davet edermiş. Sehven olsa bile, davet edilmeyen düğüne gelmezmiş. Eğer çağrılmamasında bir kasıt yoksa düğün sahibi o kişinin evine gederek özür diler, davet edermiş. Zamanımızda artık tellal çağırtmak ta kalktı. Minaredeki hoparlörden “Düğüne, herkes, misafiri olanlar misafiri ile birlikte davetlidir” diye ilan ediliyor.

Öğle namazından sonra camiden çıkanlar ve camiye gitmeyenler, çoluk çocuk köyün hemen, hemen tüm erkekleri düğün odasında toplanırlar. Hoca efendi kuran okur, dua eder, herkes âmin der. Akide şekeri, kuru üzüm, leblebi karışımı çerez dağıtılır (sonradan sigara da dağıtıma ilave edilmiştir). Herkes kaynataya hayırlı olsun der, böylece üç gün üç gece sürecek olan düğün başlamış olur. Düğün odasının önünde davul zurna düğün havaları çalmaya başlar. Yaşlılar fazla oturmazlar. Onlar kalktıktan sonra gençler sazlar eşliğinde oyna-maya başlarlar. Durumu müsait olan düğün sahipleri yaşlıların oturacağı başka bir oda ayarlayarak onları orada ağırlar. Yaşlılar gürültüden uzak, çay içip, sohbet ederler.

Civar köylerden davet edilenler her köy kendi arasında gruplar halinde, bayrak kalkma zamanına denk gelecek şekilde köye gelirler. Her taraf diz boyu, bembeyaz kar olduğu için bazıları yaya, bazıları atla gelir. Yanlarında koyun, koç, duruma göre bazı hediyeler getirirler. Bu davetlilerin, gençler ve düğün sahibi tarafından, bayrak, davul, zurna eşliğinde köyün dışında karşılanmaları gerekir. Bunun için hazırlıklı olunur, misafirler uzaktan görünür görünmez hareket edilir. Önde bayrak ve çalgıcılar olmak üzere bir tarafından köyün dışında karşılanırlar. Karşı karşıya gelindiğinde öndeki bayraktar bayrak ile selamlar, yani bayrağı hafif misafirlere doğru eğdirerek yarım daire çizecek biçimde sallar. Önde düğün sahibini temsil edenler olmak üzere “Hoş geldiniz, Safalar getirdiniz” diyerek teker, teker misafirlerin elini sıkarlar. Bayrak önde, davul zurna ardında, sonra misafirler ve karşılayanlar olmak üzere doğruca düğün odasına gelirler. Herkes misafirlere hoş geldin der. Bir birini tanıyanlar hal, hatır sorar, hoşbeş ederler. Hoşbeş faslı bitince, düğün eğlencesi tekrar başlar.

Devam edecek

YAZIYI PAYLAŞ!