YUVALAR YIKAN EVDEN UZAKLAŞTIRMA - Mustafa İLHAN

YUVALAR YIKAN EVDEN UZAKLAŞTIRMA


6284 sayılı yasanın Türkiye’de çok yuvalar yıktığını artık bilmeyen kalmadı. Yargı mensupları dahil vicdanları sızlatan bu durum eleştirilse de sonuç odaklı olamıyor.
6284 sayılı Ailenin korunması hakkındaki kanunu bilmeyenler için birkaç örnekle açıklayım. Evde karı koca kavga ediyor. Sözlü de olsa bu kavga sonunda kadın ya baba gidiyor ya da eşi bırakıp evden gidiyor.  Eş, dost ve çevredekiler bir daha yapamaması için hemen eşini şikayet etmesini söylüyorlar. Kadın evinden, eşinden, çocuklarından ayrı kalmanın, yediği birkaç tokadın, eşinden duyduğu  kötü bir sözün verdiği kızgınlıkla gidip şikayetçi oluyor. Bir de darp raporu alabilirse tamam bu iş diye düşünüyor.
Şikayet üzerine darp raporu olsun olmasın karakol aile mahkemesine başvuruyor. Koca sorgusuz sualsiz derdin ne demeden 1 ay evden uzaklaştırılıyor. Ya da şunları şunları sana yasakladım diyen bir karar veriliyor. Sonra mı işte sonrası felaket. Nasıl mı?
Taraflar bir araya gelip barışsa dahi devlet yakasını bırakmıyor. Üstelik bu suç şikayetten vazgeçmekle de düşmüyor. Kamu adına savcılık takip ediyor. Sonuçta mahkemede taraflar bir araya gelse ve inkar etse ya da affettim dese de 5 ya da 6 ay hapis cezası veriliyor. Bu cezayı hakim açıklamayıp hükmün açıklanmasını geri bırakıyor. Taraflar bunun ne anlama geldiğini bilemiyor. Vay bana  hapis verdirttirdin diye yine birbirine düşüyorlar. Sonuçta trafikte alkollü yakalanma cezası dahi alsa hüküm açıklanıyor ve  ceza alan cezaevini yolunu tutuyor.
Gelelim ikinci fecaate. Adam bir ay evden uzaklaştırıldı ya nereye gidecek. Kadın gidince babası evine sığınıyor. Erkeğe kim bakar . Parası varsa otele yoksa bir bekar arkadaşı yanına ya da sokakta kalıyor. Kapıya yaklaşsa, yalvarmaya gelse, özür dilemeye gelse evdekinin insafına kalmış. Hemen polise bir telefon haydi adam yasağa uymadığından 3 ay tazyik hapsi için cezaevine.
Şaka değil hepsi gerçek. Bir başka örnek vereyim. Erkek ve kadın anlaşamamış ayrılmış. Kadın bu ayrılık için dişe dokunur bir sebep ileri süremiyor. Taraflar boşanma için mahkemeye başvuruyorlar. Üstelik kadın ve erkek ayrı ayrı şehirdeler. Kadının avukatı akıl veriyor. Git ve rahatsız ediyor diye şikayet et diyor. Kadın şikayet ediyor. Hiç incelemeden eve yaklaşmama kararı veriliyor. Bu karar derhal boşanma davasına delil olarak sunuluyor. Erkek mahkemeye itiraz ediyor. Ben başka şehirdeyim. Telefon numaralarımız da şunlar. Ben bir kez dahi telefonla dahi aramadım diye. Mahkeme incelemeden bu talebi de red ediyor. Haydi bu red kararı da delil mahkemeye sunuluyor.
Örnekleri çoğaltmak mümkün ancak sonuçta bazen sokakta kalan koca eşini affetmiyor, affedemiyor. Sonuçta sırf bu nedenle yuvalar yıkılıyor. Cinayetler işleniyor.  Bir mahkemede Hakim bey “biz istesek de taraflar barışsa da bir şey yapamıyoruz. Kanunlar elimizi kolumuzu bağlıyor. Şimdi ben ceza verdim diye eve gidince kadını yine dövecek, herşeye uzlaşma geliyor da bu konuda uzlaşma yapabilme imkanı getirmek zor mu ? “diye isyan ediyor.
Tabii ki zor değil. Ancak engel olanlar var. En başta Aile bakanı olmak üzere KADER derneğinin yönetimindeki Cumhurbaşkanının kızı ve kadın dayanışması sergileyen eşi Emine hanım. Vatandaşın sesi reise ulaşmıyor ya da ulaşsa da eşi ve kızı engel oluyor.
Bu kanunun hiç mi iyi tarafı yok peki . Elbette çok. Gerçekten şiddet gören, hayati tehlikeye maruz kalan, korunması gerekenler için çok faydalı bir kanun. Gerektiğinde koruma altına alma, sığınma evine gönderme, elektronik takip v.s. gerekli olanlara kimsenin bir itirazı olamaz.  Ancak yanlışlarının giderilmesi gerekir. Sorgusuz sualsiz evden uzaklaştırma kaldırılmalı, somut gerekçelerle verilebilmeli, uzlaşma, şikayetten vazgeçme hakkı tanınmalıdır.
Son olarak benim teklifim, 6284 yerine tecrübeli avukat veya polis yaşlı kimselerden oluşan bilirkişiler görevlendirip, şikayet anında tarafları dinleyip tedbir alınması gerekli bir durum var ise hakime derhal rapor edecek, onları yönlendirecek kimseler kanunen görevlendirilemez mi?
Allah yar ve yardımcımız olsun.

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 3

  • H Ali | 30 Ocak 2020 11:57

    Kardeşim Bütün bu bahsettiğiniz olaylardan eğer reis habersiz ise,işte orada durmak lazım.Acaba başka nelerden habersiz.Kadro kadro...

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Ağs

Nihayet Reis de Konuştu

21Ağs

YİNE BELEDİYELER

15Ağs

KINAMA HA!

11Ağs

AKDENİZ ISINIYOR

05Ağs

EKONOMİK NEDENLERLE PANDEMİ AZDI