ÖMER BİN ABDÜLAZİZ TÜRBESİ - Mustafa İLHAN

ÖMER BİN ABDÜLAZİZ TÜRBESİ


Savaş öncesinde yaptığımız Suriye gezisi esnasında Maar ed  Numan kasabasına bağlı küçük bir köy olan Deyrşarki köyünü ziyaret etmiştik. Şam’a giderken anayoldan ayrılıp dar ve bakımsız bir köy yolundan Deyrşarki köyüne ulaştık.
Ziyaret esnasında bize rehberlik eden Suriyeli genç bizim milletimizin Halife Ömer Bin Abdülaziz hakkında beslediği olumlu duyguları bildiği için isterseniz ziyaret edelim diye teklif etti. Bizlerde gurup olarak tabii ki diye cevap verdik.
Büyük halifenin mezarına varınca önce şok olduk. Şam da peygamberimizin torunu Hazreti Hüseyin’in kızı Zeynep’in mezarının da olduğu ve iran hükümeti tarafından milyonlarca dolar harcanarak yapılan Hz. Zeynep camiinin gözleri kamaştıran ihtişamı karşısında büyük halifenin bir göz içerisinde dışarıdan hiçbir ihtişamı olmayan bir yapı  içerisinde mezarı bulunuyordu.
Büyük Halife bir sefer dönüşü bu köyün bulunduğu yere gelince birisi tarafından bıçaklanarak şehit edilmiş, hemen oracığa defin edilmişti. Kendisi gibi mezarı da sade gösterişten uzak tam bir Müslüman mezarının olması gerektiği gibi idi.
İçeri girdik. Ben mezarın baş ucunun hemen sol kenarına oturmuştum. İçimizdeki arkadaşlar Kur’an tilavet ettiler ve dua ettik. Kur’an okunurken mezara da yakın olmam sebebi ile ben o güne kadar hissetmediğim müthiş bir koku hissettim. Cennetin kokusu bu olsa gerek dedim. Tüylerim diken diken oldu. Dışarı çıkınca biraz uzakta kadınlarla aynı bölümde oturup Kur’an dinlemiş olan eşime farklı bir koku hissedip hissetmediğini sordum. Hissetmemişti.
Bu ziyaret esnasında Allah’tan Ömer Bin Abdulaziz’in adaletini bana vermesini diledim. Allah’ıma hamdolsun. Yine bu ziyaret sırasında eşimle beraber Bilal-i Habeşinin mezarını ziyaret ettiğimizde Bilal Emre isimli oğlumuzun Hz. Bilal gibi olması için dua edip ağlamıştık. Rabbim inşallah onu da  kabul eder.
Bugün İslam’ın en adaletli halifelerinden zamanında zekat verilecek fakir bulunamayan Hz. Ömer Bin Abdulaziz’in yukarıda anlattığım türbesinin yıkıldığını ve talan edildiğini basından öğrendim. Kahroldum. Üstelik bizim askerlerimizin bulunduğu bölgeye çok yakın bir bölgede bu hainliğin yapılmasına nasıl izin verdik.
Yarabbi ! en başta bu mezarı talan edenler olmak üzere arkasındaki başta İran ve Esed  olmak üzere    tüm sorumluları kahreyle. Ataları mazlum halifeyi katletmişlerdi torunları bir kez daha katlettiler.
Bunun sorumluları arasında mezhep savaşını destekleyen Suud ve BAE de var. Rabbim onları da kahreylesin. Mazlumları korusun.
400 yıl bizim hakimiyetimizde kalan Suriye’nin bugünkü hali bizleri çok üzüyor. Önceden gidip Muhuddin’i Arabiyi, Cafer El sadık’ı, Halife Ömer bin Abdulazizi, Emevi camiini, Şam ve Halep kapalı çarşılarını, Sultan Vahdettin’in mezarını ve daha birçok bize ait kişiyi ve yeri ziyaret etmiştik. Oralar kim bilir ne haldedirler.
Yarabbi ! başta kahraman ordumuzu olmak üzere tüm mazlumları koru. Onlara güç ve kuvvet ver. Hainlerin gören gözlerini kör eyle.
Suriye’lilere ülkemizde kötü gözle bakanlara sesleniyorum. Siz de gidip görse idiniz oraların bizim olduğunu, onların bizim kardeşimiz olduğunu görürdünüz. Çanakkale’de yatan Halep’li ne için şehit olmuş ise Halep’te yatan genç Cumhuriyetin üç pilotu da aynı nedenle şehit olmuştur.
Şehitler ölmez. Mezarlarını yok etseniz de onlar bizlerle beraberdir.
Allah yar ve yardımcımız olsun.      

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Ağs

Nihayet Reis de Konuştu

21Ağs

YİNE BELEDİYELER

15Ağs

KINAMA HA!

11Ağs

AKDENİZ ISINIYOR

05Ağs

EKONOMİK NEDENLERLE PANDEMİ AZDI