KANAL İSTANBUL - Mustafa İLHAN

KANAL İSTANBUL


Kanal İstanbul konusunda konuşulanları dinledikçe insanın kafasının karışmaması imkansız. Bu nedenle bu konuda da bir fikir jimnastiği yapmak ihtiyacı hissettik.  
Maliyetin çok yüksek olduğu bir gerçek. Ülkemizde kanal İstanbul’a harcanacak para ile şunlar şunlar yapılır diyerek saymaya başlar isek acaba bu paranın buraya harcanması için Türkiye için elzem mi öncelikli mi sorusu sorulmaya değer buluyorum. Bir dostum Reis’in çok yakınındakilerin  Ovit Tüneli için elzem değil diye ısrar etmelerine  rağmen yapılması emrini verdiğini, böylece 2,5 milyar dolar paranın buraya harcandığını, ekonomik açıdan doğru bir karar olmadığını söylemişti.  Acaba bu durum Kanal İstanbul içinde aynı mı?
İstanbul’da bir İndependenta olayı yaşanmıştı. Bir sabah kalktığımızda İstanbul’u Allah korudu diye haberlerle karşılaştık. Petrol yüklü tanker patlasa imiş İstanbul’un büyük bölümünün yok olacağı söylenmişti. Bu olay çabuk unutuldu.
İstanbul boğazı ters akıntıları olan ve gemilerin düz bir rota ile gidemeyecekleri bir akıntı yapısına sahip. Bu nedenle de bazen gemiler yalılara çarpıyor. Bezen de karaya oturuyor. Kılavuz kaptan alınmasını dahi zorunlu hale getiremiyoruz. Gemiler isterlerse kılavuz kaptan alıyorlar. Senenin bazı günleri sis oluyor boğaz trafiği duruyor ya da seyir imkansız hale geliyor. Seneler ilerledikçe boğaz trafiği de artıyor. Bir müddet sonra gemilerin geçebilmesi için günlerce sıra bekleyeceği bir durum oluşacak.
Eski genelkurmay başkanımız İlker Başbuğ Möntrö’yü tamamen ortadan kaldıracağı gerekçesi ile karşı çıkıyor. Avrupa’dan gelecek saldırılara karşı savunma yapmayı zorlaştıracağını da ekliyor.
Ben bu son gerekçeyi pek akılcı bulmuyorum. Şu anda Edirne’deki savunma hatlarımızı geçen bir güç kendini bir anda İstanbul'da bulabilir. Geçen gün bir televizyon kanalında ikinci dünya savaşından kalma Almanlara karşı yapılmış beton siperleri gördük. Bu siperlerin bu günkü teknolojideki askeri güçleri durdurabilmesi imkansız. Peki Kanal İstanbul durdurabilir mi? Devasa bir kanalı yapma köprü ile geçmek nerede ise imkansız. Bu nedenle şimdikinden daha iyi bir savunma hattı oluşturacağına şüphe yok.
Sayın Başbuğ’un ikinci iddiası Möntrö’yü ortadan kaldıracağı iddiası. Bu hususta kendi görüşü olmadan bu konuyu iyi bilen birisinin sözlerini nakil ederek “ Möntrö’nün uygulanması artık imkansız hale geldi “ denilerek yeniden konferans yapılması istenebilir iddiasında bulunuyor. Möntrö sözleşmesi ne yazık ki boğazları serbest geçiş yapılabilen bir su yolu olarak belirlemiştir. Buradan geçen gemilerden çok yüksek miktarda ücretler almamız mümkün iken ilk yıllarda çok cüzi bir ücret alınmış, sonra bu para bir şey tutmadığı için tamamen kaldırılmıştır.
Möntrö esas olarak askeri gemiler için düzenlemeler getirmiştir. Karadeniz’de taraf olmayan ülkelerin askeri gemilerinin Karadeniz’de kalma süresini belirleyerek Rusya’ya bir avantaj sağlamış, hem de Türkiye’nin olası bir Yavuz zırhlısı olayının tekerrürünü önleyen maddeleri vardır.
Möntrö’nün maddelerinin değiştirilmesi için taraf ülkelerin oy birliği şarttır. Bu nedenle ne olursa olsun Möntrö’nün ortadan kaldırılması ya da maddelerinin Türkiye aleyhine değiştirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki değişiklik olacaksa Türkiye kendi lehine olmayan hiçbir maddeyi zorla kabul ettirilebilecek bir ülke değildir.
Deprem konusunda mevcut depremselliği etkilemeyeceği, su kaynaklarına zarar vermeyeceği, ÇED raporunda ayrıntılı olarak belirlenmiş. Stratejik önemi ile çevreye verebileceği zarar kıyaslanamaz derecededir.
CHP ve İmamoğlu niye karşı çıkıyor acaba. Bu güne kadar yapılan köprülere neden karşı çıktılarsa aynı nedenlerle karşı çıkıyorlar. Bir farkla bu sefer menfaatleri zarar görecek dış güçlerde karşı çıkmalarını istediği için.  Kılıçdaroğlu işi daha da ileri götürerek sermaye sahiplerini tehdit etmeye kadar vardırdı. Yap işlet devret modeli ile yapılacak Kanal İstanbul’un devlet gücü ve parası ile yapılması imkânsız. Parası olan yapacak. Bir müddet işletecek ve devlete devir edecek. Bence burada bir risk olduğu kanaatindeyim. Devlet garantisi. Devlet köprülerde olduğu gibi garanti eder, gemilerde kısa sürede ve emniyetli geçme için bu kanalı tercih etmez ise bütçeye verebileceği zarar. Bu güne kadar yapılan sözleşmeler kısa sürede kâra geçse de burada öyle olmayabilir. Bu konuda biraz dikkatli sözleşme yapmak lazım diye düşünüyorum.   
Allah yar ve yardımcımız olsun.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Ağs

Nihayet Reis de Konuştu

21Ağs

YİNE BELEDİYELER

15Ağs

KINAMA HA!

11Ağs

AKDENİZ ISINIYOR

05Ağs

EKONOMİK NEDENLERLE PANDEMİ AZDI