Evde kalmak zorundayız!!! - Fatma Alkan

Evde kalmak zorundayız!!!


Bu ara en büyük korkumuz en büyük tedirginliğimiz fakat bir o kadar da en büyük umursamazlığımız ‘koronavirüs’…

Evet, hepimizde bir tedirginlik var öyle değil mi? Mart ayından sonra salgınla yüzleşmemiz, salgının kontrolü ve salgınla mücadelemiz hepsini ayrı ayrı hikayeler oluşturdu bize.

Tedirgin yaşamak, bu rahatsızlıkla mücadele verenleri görüp, mücadelesini kaybedenleri görüp içimizde hep bir acaba ile gezdik, geziyoruz…
Evet,
Bu kadar tedirginliğe rağmen bunalımlarımızı, evde yeteri kadar oturduk diyerek, bu salgın gribe döndü diyerek bahaneler ürettik.
Tüm dünyanın mücadele ettiği salgınla bizde mücadele ederken bayramlaşmaktan geri durmadık, gezmekten geri durmadık.
Bunları yaptık ama maskemizi takmak bile yük geldi birkaç ayda biz bu kadar yorulup, vazgeçtik.
Peki ya şimdi,
Gözümüz açıklanan vaka sayılarında, kulaklarımız sağdan soldan duyduğumuz ‘bu tanıdığımda komşudan virüs bulaşmış’, ‘bunda da varmış’ cümlelerinde. Hepimiz duyuyoruz öyle değil mi? Anlık bir boşlukla nereden geldiğini bilmeden kendimizle beraber çevremizi de riske atarak yaşıyoruz.
Meydanlara inin bakın kimde var maske hassasiyeti…
Denetimlerin arttığı şu günlerde ceza yememek adına takanları da gördük.
Bilinçli diyerek geleceğimizi emanet ettiğimiz gençlerimiz bile ‘bize bir şey olmaz’ diyerek geziyor.
Ne yazık ki durum bundan ibaret.
Denetimlerin sıklığı, kısıtlamaların yavaş yavaş baş gösterdiği son günlerde, devlet yetkilileri maske takan veya takmayan vatandaşları kontrol ediyor.
“Sağlık hepimiz için” sloganıyla Türkiye genelindeki tüm alanları kapsayacak şekilde uygulanan korona virüs tedbirlerinin kontrollerini sağlıyor. Bunun için kamu spotları yayınlanıyor, dikkatli olmamız gerektiğini vurgulayan afişler asılıyor, virüsten korunmak için her çaba gösteriliyor.
Bizimde çabalamamız için bir sebep yok öyle değil mi?
İlla sokağa çıkma yasakları, kısıtlamalar şart değil.
Bu senede tatile gidilmesin, bu senede 5 kere değil de 1 kere gidilsin pikniklere, bu senede evde vakit geçirmenin yollarını bulalım. Ailemizle yeni şeyler öğrenelim.
İş yerlerinde dikkat edelim, ihtiyaçlarımızı karşılayacak kadar gezelim…
Bunlar aslında zor şeyler değil fakat insanlar olarak bizler bu durumu zorlaştırıyoruz öyle değil mi?
Okullar konusunda bile, artan vaka sayıları göz önüne alınarak ertelenen okulların açılma süresi günlerce gündemimizden düşmedi. Fakat şu da bir gerçek çocuklarımız o bilinçte değil evde bile zorlanırken çocuklarımıza yapma-etme derken bunu okulda milyonlarca öğrenciyi bir araya koyarak başlarında hocaları ile onları daha büyük bir riskin içine atmış oluyoruz bu da bir gerçek. Çünkü bir yolu bulunsa da çocuklarımız oynamak, koşmak isteyecek. Virüs ile mücadelemiz devam ederken ki son zamanlarda artan vaka sayıları göz önüne alındığında evimizde kalmakta, maske takmakta, sosyal mesafede fayda var…
Korona virüs ile yaşamayı hala öğrenemedik fakat öğrenmek zorundayız. Maskelerimizi takmak zorundayız, beş kere dışardaysak bunu bire indirmek zorundayız.
İnsanlık olarak asıl zorunluluklarımızın olduğu dönemdeyiz.
Evde kalmak zorundayız!!!
 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 3

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Ağs

Kabul etmek- Otokontrol

20Ağs

Evde kalmak zorundayız!!!

21Tem

SOLUP GİDEN KAÇINCI GÜLÜŞ…

12May

AVM’LER-UZUN KUYRUKLAR

12Mar

“İyi Yaşamak” Adına