Üslubu Beyan Ayniyle İnsan - Mehmet AYMAN

Üslubu Beyan Ayniyle İnsan


Merhum Ziya Paşa’dan alıntıladığımız bu vecize zamanla darb-ı mesel olup neredeyse anonimleşmiş bir vecizedir. Vecizelerin en büyük özelliği ise az sözle çok şey anlatmalarıdır. Burada özetle denilmek istenen şudur. Kişinin konuşmasına ya da üslubuna bakarak onun karakteri hakkında bir kanaat sahibi olabilirsiniz.

Gerçekten de öyle değil midir? Gündelik hayatımızda gerek iş icabı gerekse başka türlü ihtiyaç ve zorunluluklar nedeniyle birçok insanla karşılaşırız. İnsanlar konuşmalarıyla. Jest ve mimikleriyle bir şekilde muhataplarında olumlu veya olumsuz bir etki bırakırlar. Böyle bir durumda doğal olarak ilk defa muhatabın kılık kıyafeti dikkat çeker. Çünkü görme eylemi genellikle konuşma eyleminden önce gerçekleşir. Eğer herhangi bir iletişim aracı vasıtasıyla konuşmuyorsak bu genellikle böyledir. Bazen de kişinin giyim kuşamı onun zevkleri, maddi durumu veya başka tercihleri hakkında kesin kanaat sahibi olmamıza yetmeyebilir. Çünkü lüks veya pahalı giyinmek biraz kültür ama daha çok parayla olan bir şeydir.

Fakat asalet ve nezaket hiçbir zaman parayla alınmaz, alınamaz. Asaletin genellikle soya çekim, alınan eğitim, yetişilen sosyal çevre vs ilişkisi daha fazladır, Bu anlamda ruhen soysuz, kaba saba tabiri caizse görgüsüz bir adamı ne kadar uğraşırsanız uğraşın asalet ve nezâhat sahibi biri yapamazsınız. Bu amaçla vereceğiniz en iyi eğitim bile fayda vermez. Olsa olsa kibarlık budalası biri olur çıkar.
 

O zaman neden insanları iyi birer insan veya iyi birer vatandaş olması için eğitiyoruz diye sorulabilir. İnsanlar elbette çeşitli amaç ve beklentiler doğrultusunda bir eğitime tabi tutulmalıdırlar. Bu alanda verilecek amacı onun eğitilmediği zaman kendine veya topluma vereceği zararları ez aza indirme düşüncesidir.

İnsanların birbirleri hakkında bir olumlu veya olumsuz bir kanaat sahibi olmalarına yardımcı olacak ikinci ipucu muhatabın konuşmaları veya konuşurken kullandığı üsluptur. Aynı şey yazı dili için de geçerlidir. Üslup, tazr veya tavırla da açıklanabilir. Örneğin bir kimse maddi durumunu düzeltmekle sosyal statüsünü yükseltip farklı sosyal katmanlara geçebilir. Bu günkü şartlarda milleti temsil makamı olan vekillik statüsüne bile yükselebilir. Meclis kürsüsüne çıkıp millet adına konuşma yapabilir. İşte tam da böyle bir zamanda onun konuşurken kullandığı üslup onun insanlığının kalitesini ele verir. Bir parti genel başkanı Meclis kürsüsünde konuşurken çok argo çağrışımlar yapabilecek bir el hareketi yapabilir. Veya bir milletvekili susturmak istediği bir şehit yakınını susturamayınca onun mahremine veya kızkardeşine olmadık aşağılayıcı küfürler savurup, onu ve temsil ettiği sosyal tabakayı rencide edebilir. İşte verdiğimiz iki örnekte de üslup; o üslubu kullanan kimsenin insanlığı, karakteri, ahlak’ı gibi birçok konuda bize ışık tutar.

Bu tür durumlarda dikkat edilecek bir şey vardır. Özellikle seçimler öncesi oy toplamak amacıyla halkın arasına karışan, seçimler bittiğinde bir daha yüzünü göstermeyen özde çürük insanlardan uzak durmalıdır. Her ne kadar görünüşte kibar konuşsalar, insanları kolay etkileyebilecek bir yetenekleri olsa da. Bu insanlar kendi içlerinde kaba ve hoyrattırlar. Asalet ve nezahet özde olur demiştik dilde var özde yoksa çabuk açığa çıkar ve sahibini ele verir. 'Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu' hesabı bir gün belli olur, kim asil bir ruha sahip, kim bir çöplük gibi pis bir zihne.
 

aymanmehmet@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
30Haz

Vakıf ve mülk ilişkisi

21Haz

Vakıf çeşitleri

13Haz

Vakıfların kısa tarihçesi

26May

Vakıf

14Mar

Gül yaprağı hikâyesi