19 ülkede bulunan 334 Türk mimari eser kiliseye çevrilmiş

Osmanlı İmparatorluğu'nun hakimiyeti altındaki topraklarda Türk mimari eserlerini inceleyip ülke ülke gezen Yüksek Mimar Mehmet Emin Yılmaz, 10 yıl süren çalışmasında 19 ülkede 277'si cami olmak üzere Türk mimarisine sahip 334 eserin kiliseye dönüştürüldüğünü tespit ederek çalışmasını 'Kiliseye Çevrilen Türk Eserleri' kitabında birleştirdi.

PAYLAŞ
Kayseri Gündem - Kayseri Gündem

Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyeti altındaki topraklarda Türk mimari eserlerini inceleyip ülke ülke gezen Yüksek Mimar Mehmet Emin Yılmaz, 10 yıl süren çalışmasında 19 ülkede 277’si cami olmak üzere Türk mimarisine sahip 334 eserin kiliseye dönüştürüldüğünü tespit ederek çalışmasını “Kiliseye Çevrilen Türk Eserleri” kitabında birleştirdi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyeti altındaki topraklarda Türk mimari yapısına sahip eserleri inceleyip ülke ülke gezen Yüksek Mimar Yılmaz, 10 yıl süren çalışmasında 19 ülkede bulunan Türk mimarisine sahip 277 cami, birçok tekke, türbe ve benzeri yapıyı barındıran 334 eserin kiliseye dönüştürüldüğünü tespit etti. Bu çalışmayı “Kiliseye Çevrilen Türk Eserleri” adını taşıyan 597 sayfalık kitabında birleştiren Mimar Yılmaz, 10 yıl süren serüveni İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı.

“İlk iki yılda 70 yapı tespit ettim. Baktım 70 ile bitmiyor, kitabın basımını durdurdum”

Kiliseye çevrilen Türk eserlerini araştırmaya olan merakının nasıl başladığını anlatan Yılmaz, ilk iki yılda 70 dönüştürülmüş eser tespit ettiğini, bunu kitap haline getirmeye karar verdiğini ancak 70 ile bitmediğini görünce basımı durdurduğunu söyledi. Yılmaz, “Benim ilk dikkatimi çeken Bulgaristan’da gördüğüm Mimar Sinan’ın eseri olan Kara Cami’ydi. Yapı tamamen değiştirilmiş, dönüştürülmüş. Bu yapıyı gördükten sonra konuyla ilgili neler yapılmış, neler yazılmış diye araştırmaya başladım. Mimarlık ofisim sadece tarihi eserler üzerine proje üreten bir iş yeri olduğu için ilgi alanımla meslek hayatım bu noktada kesişti. Önce üzerinde yapılan yayımları 1-2 yıl kadar derledim. İlk iki yılın sonunda eserlerin üzerinde yayın yapılmış kitaplar, makaleler, çalışmalar üzerinden 70 civarında yapı tespit ettim. Sonra 70 civarı yapıyı içeren ‘Balkanlarda Kiliseye Çevrilen Türk Eserleri’ ismiyle kitap hazırladım. Ama baktım ki 70 ile bitmiyor, sürekli devamı geliyor. O zaman basımı durdurdum ve 8 yıl daha üzerinde çalıştım” diye söyledi.

“Eserlerin yarısı Yunanistan’da”

Yüksek Mimar Yılmaz, kiliseye çevrilen Türk eserlerinin en çok hangi bölgelerde olduğuna da değindi. Eserlerin büyük kısmının Balkanlarda olduğunu, neredeyse yarısının Yunanistan’da bulunduğunu ifade eden Yılmaz, “Eserlerin büyük kısmı Balkanlarda. Basımıyla birlikte toplam 10 yıl sürdü. Kiliseye Çevrilen Türk Eserleri kitabı 19 ülkedeki yapıları içeriyor. Bunun yaklaşık yarısı Yunanistan’a ait. Çünkü Osmanlı Devleti’nin en son çekildiği topraklar Balkan coğrafyası olduğu için en fazla eser orada ve mübadeleye tabi tutuluyor. Yunanistan’dan Müslüman Türkler Anadolu’ya geliyor. Anadolu’daki Ortodokslar Yunanistan’a gönderiliyor. En çok değişim dönüşümün yapıldığı ülke Yunanistan. Ondan sonra en çok yapı Bulgaristan, Macaristan’da” açıklamasında bulundu.

Yılmaz’ın tespit ettiği kiliseye çevrilen Türk eserlerin bulunduğu ülkeler şunlar:

“Azerbaycan, Bosna Hersek, Bulgaristan, Cezayir, Ermenistan, Güney Kıbrıs, Gürcistan, Hırvatistan, Karadağ, Kırım, Kosova, Macaristan, Makedonya, Moldova, Romanya, Sırbistan, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan.”

“Kiliseye çevrilen 334 eserin 277’si cami”

Kiliseye çevrilen Türk eserlerinin arasında en çok cami olduğunu, günümüze ulaşmamış eserlerin ve 334 eserin içerisinde kervansaray, çeşme gibi yapıların da olduğunu söyleyen mimar Yılmaz, aynı zamanda bu eserlerin Türk eserleri olduğunun nasıl anlaşıldığını da anlattı. Yılmaz, “Benim tespit ettiğim 334 eserin içerisinde 277 cami var. Sonra tekke ve türbeler, az da olsa Güney Kıbrıs’ta çeşme, Macaristan’da günümüze ulaşmamış bir hamam, yapıların içerisinde imaret, kervansaray gibi farklı yapılar var. Şehirlerin Osmanlı dönemine ait gravürleri, daha geç dönemdekilerin şehir haritaları, çoğu Abdülhamid döneminden olan fotoğraflar var. Fotoğraflar üzerinden zaten yapıyı tespit etmek kolay. Ya da üzerinde yayın yapılan yabancı araştırmacıların yayın yaptığı ‘Bu Türk eseridir’ dediği yapılar da var. Hiçbir şekilde üzerinde yayın yapılmamış bilinmeyen yapılar da var. Özellikle Midilli Adasındaki köy camileri ilk defa bu kitapta yayınlandı” sözlerine yer verdi.

“Çalışmaları yapabilmek için 6 defa Yunanistan’a, hatırlayamayacağım sayıda Macaristan’a gittik”

Kitaptaki eserleri ne kadar zamanda oluşturduğundan ve kiliseye çevrilen eserlerin mevcutta ne durumda olduğundan bahseden Yılmaz, şunları söyledi:

“Bütün zamanımı bu işe ayırmadım. Normal meslek hayatımızın yanında vakit buldukça, özellikle geceleri çalışarak tamamladım. 6 defa Yunanistan’a gittik. Macaristan’a gittiğimizin sayısını hatırlamıyorum. Eserlerin içerisinde halen kullanılan yapılar var. Kitapta kullanılanların tamamının fotoğrafları da mevcut. Bir dönem kilise olmuş sonra terk edilmiş harap halde yapılar, bir dönem kilise olmuş sonra tekrar aslına döndürülmüş Gül Baba Türbesi veya Bayraklı Camii gibi örnekler, farklı türde farklı biçimde yapılar da var. Hepsini bir kalıba, bir tasnife sokmak çok zor.”

“334 eserin üzerine 10 eser daha tespit ettim”

Kiliseye Çevrilen Türk Eserleri kitabının bir yıl önce basıldığını, bu süreçte üzerinde 10 eser daha eklediğini anlatan Mimar Yılmaz, çalışmasında araştırma ve seyahatler için hiçbir yerden maddi destek almadığını vurgulayarak, “Kitap basılalı bir yıl oldu. Kitaptaki 334 eserin üzerine 10 eser daha eklendi. Gerçekleşirse son baskıda eklemiş olacağım. Ne devletten ne de başka dernek vakıf gibi kurumlardan bu çalışma için maddi destek almış değilim. Tüm araştırmayı kendi imkanlarımızla yaptık. Kitabın basılması ise iki hayırseverin desteğiyle gerçekleşti. Sizin vesilenizle kendilerine tekrar teşekkür ederim. Türkiye’deki eski eserlerle ilgili kurumların kütüphanelerine bu kitabı kendim bizzat götürerek haberdar ettim. Dışişleri Bakanlığı da kitaptan belirli sayıda alarak onların da haberi olması için kitapta adı geçen ülkelere dağıttı” ifadelerini kullandı.

Kitabını daha önce Prof. Dr. Semavi Eyice’ye takdim eden Yılmaz, çalışma yöntemi ve usul olarak merhum Ayverdi’yi örnek aldığını da ekledi. Eyice, Yılmaz’ın kitabı hakkında şu cümleleri söylüyor:

“Mehmet Emin Yılmaz Bey’in hazırladığı Kiliseye Çevrilen Türk Eserleri adlı çalışması, Ekrem Hakkı Ayverdi’nin eserini temel almakla beraber bir bakıma da birbirini tamamlamaktadır.”

Türk mimari eserleriyle ilgili araştırmalarını 20 yıldır sürdüren Yılmaz, farklı yerlerde birçok restorasyon projesinde bulundu. Yılmaz, çalışmalarını resmiyete dökmek amaçlı meslektaşlarıyla birlikte “Türk Mimari Araştırma Merkezi”ni de kurdu. Son olarak Yüksek Mimar Mehmet Emin Yılmaz, “Kiliseye Çevrilen Türk Eserleri” kitabının tamamının İngilizceye çevrilmesi için bir proje yürütüyor.

Kurumsal Haber

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN