Batılı inanmış bir insanın kaleminden “Tanrı’yı hatırlamak” - Vedat ÖNAL

Batılı inanmış bir insanın kaleminden “Tanrı’yı hatırlamak”


İsviçreli olarak doğan, İngiliz vatandaşı ve samimi bir Müslüman olarak vefat eden batılı bir tasavvuf ehli muhterem bir insanın gönlünden dökülen İslam’a ve batı dünyasına dair satırlar. 

Charles Le Gaı Eaton Müslüman olduktan sonraki asıl adıyla; Hasan Abdulhakim’in 
kaleminden “Tanrı’yı Hatırlamak” kitabı adeta batıya, çağa ve Müslümanlara kalpten gelen bir gönül çağrısı olarak kabul edilebilir.

İslam aleminin önde gelen alimlerinden Seyyid Hüseyin Nasr’ın takdim yazısı da çok dikkat çekici. Nasr şöyle diyor: 

“Bu harikulade kitap, Batı’yı ve İslam dünyasını birbirinden ayıran sınırların ve duvarların ötesindeki okuyucuların kalplerine ulaşmak için yapılmış bir gönül çağrısıdır. İmanın sıcaklığı ve bilgeliğin hafifliği ile vücut bulan bu eser, şüphecilik, izafilik ve inançsızlık ilkelerinin hakim olduğu bir çağda yaşamış bir inananın kaleminden çıkmıştır. O yüzden de, modern Batı ile İslam dünyası arasında kurulmuş nadide ve eşsiz bir köprüye benzemektedir; ve her iki dünyaya, imanla beslenmiş bir güven, hikmete dayanan bir düşünce berraklığı ve diğer dinlerin yanı sıra hem modern dünyayı hem de geleneksel İslam dünyasını kuşatan bir hayat tecrübesinin gerektirdiği bir isabetle seslenebilmektedir” 

Seyyid Hüseyin Nasr’ın kitapla ilgili bu değerlendirmesi aslında çok şeyi anlatıyor. Gerçekten batılı değerlerle yetişen bir insanın kalbinden gelen bu satırları anlatmak çok zor. Yine küçük bir cümlesini paylaşmak istiyorum. Egonun tavan yaptığı batı dünyasından bir insanın insan egosunun nasıl tanrılaştırıldığı ile ilgili değerlendirmesi:

“Bütün yalancı tanrılar için en baskın olanı ise insan egosu dediğimiz şey, yani kendisini yaratıcısından bağımsız kabul eden ve kendi kendisinin efendisi gibi hareket eden benliktir. Bu benliğin, rehber edinmeyi reddettiğinde verdiği emirler, Kur’an’da “heva ve heves” olarak isimlendirilir ki Arapça’da rüzgar manasına gelen “heva kelimesiyle aynı kökten gelmektedir. Bu noktada Kur’an,  “heva ve hevesini tanrı edinen kişi”yi, kuşların kaçırdığı veya rüzgarın aniden uzağa götürdüğü şeye benzetir.”

Kitapta gerek batı dünyası ile ilgili gerek İslam dünyasındaki insan manzaraları ile ilgili çok önemli ve isabetli değerlendirmeler yer alıyor. 

Kitaptan aslında bizim toplumumuzda da artık sık sık görmeye başladığımız yani kısaca bizi de anlatan küçük bir anekdot; Yaşadığımız çağı ve ülkemizde de birçok ülkede de artık çok sıkça rastladığımız ibretlik misal bir olay.

“KUSURA BAKMAYIN BEYFENDİ AMA SİZ ATEİST DEĞİLSİNİZ CAHİLSİNİZ”

Bir gün İngiltere’de bir komşusu Eotan’ın Tanrı’nın varlığını anlatan bir Teoloji dergisini çıkardığını, orada yazılar yayınladığını öğrenince, bahçede karşılaştıkları bir gün imalı bir şekilde kendisinin üstüne basa basa ATEİST olduğunu söyler. Bunun üzerine Eaton komşusuna oooo öylemi o zaman Nietczhe, Weber, Darwin konusunda çok bilgilisiniz der. Komşusu şaşkmın şaşkın, yoooo hiçbirini de tanımıyorum. Öyleyse Baudler, Hedeger, Derida gibi çağdaş filozofları tanıyorsunuzdur deyince adam yine yooo hiçbirini de tanımıyorum deyince Eaton bu güya kendini üst perdeden satan ateistliği bir ayrıcalık zanneden zavallı komşusuna şu cevabı verir:
“Kusura bakmayın beyfendi ama siz ateist değilsiniz cahilsiniz” der. 

Aynen Eaton’ın komşusu gibi ülkemizde de ve dünyada da benzer örnekleri olduğu gibi bir Deizm, Ateizm modası var. Fakat bu maalesef bir bilgiye dayanan bir düşünce seçimi değil. Veya bilgilenmek, hakikate ulaşma, bulma gayreti hiç değil. 

İşin vahim tarafı, arkadaş çevresinin, sosyal medya kandırmacalarının ve iki tane tweter geyiği ile elde edilen düşünce olduğu için karşınıza alıp konuşma imkanınız bile yok.

Çünkü itirazlar bir bilgiye değil tamamen nefsani arzuların pohpohlanmasına dayanan, çağımızın hıza, hazza, ayartıya yani popüler kültüre dayalı cahilce hastalıklı fikirleri olduğu için mücadele şansıda zayıflıyor. Yani Kur’an’ın ifadesiyle heva ve hevesini ilah edinen insan tipleri maalesef karşımızdakiler.

Hasan Abdulhakim merhumun komşusu için dediği gibi kusura bakmayın beyfendi siz ateist değil, cahilsiniz demek gerekiyor herhalde.

Vesselam…

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI