Murat SERİM

Sülük tedavisinin iyi geldiği hastalıklar nelerdir?

Murat SERİM

Dr. Mücahit Yılmaz’la bütünsel tıp konulu söyleşimize devam ediyoruz.
Kimlere hacamat yapılmaz hocam?
‘’Çok yaşlılara, belli bir yaş grubu üzerine yapmıyoruz. Çok kaşektikse, kemoterapi alıyorsa, ağır kanser hastalarında bunlara yapmıyoruz. Bazı kanama diyatezi dediğimiz kan hastalarında kanaması durmuyorsa bu hastalara yapmıyoruz. Bizim diyabet hastalar da soruyor, şeker hastaları. ‘Hocam, ben şeker hastasıyım, hacamat olmuyorum.’ Niye olmuyorsun? ‘Çok kesiyor.’ Çok kesmiyoruz. Noktasal bırakıyoruz. Aslında tam tersi, şeker hastasının hacamat olması lazım. Çok ciddi katkı sağlar. Hacamat bu noktada tıbbi bir metottur. Rastgele yapılmaması lazım. Herkese yapılmaması lazım. Herkes hacamat olabilir. Hayır, böyle bir şey söylemiyoruz ama hacamatın şartları çok zor şartlar değil. Belli, basit şartları var. Dolayısıyla toplumda yüz kişiden seksenine hacamat yapılır mı? Yapılır tabi.’’ 

BAYAN HASTALAR TALEP EDERSE DOKTOR HANIMA HACAMAT YAPTIRABİLİR
 
Bayan hastalarınız kliniğinizde hacamat olmak istediğinde bu talebi nasıl karşılıyorsunuz?
‘’Onunla ilgili personel istihdamımız var. Doktor hanımın da onunla ilgili bir uygulaması var. Bayan hastalarımız özellikle bayan hekimin müdahale etmesini istediğinde bu talebi değerlendiriyoruz. Doktor hanımla benim hastam bile olsa bir hacamat haritamız üzerinden o bölgeler benim öncülüğümde tespit ediliyor ve uygulamasını doktor hanım yapıyor. Bazen de biz direkt doktor hanıma hastalarımızı veriyoruz veya doktor hanımın hacamat talebinde bulunan kendi hastaları var. Onları da doktor hanım direkt olarak karşılıyor. Bu şekilde bayan hastalara da ulaşabiliyoruz.’’
İsteğe bağlı olarak bayan hastalarınız isterse sizden isterse doktor hanımdan hacamat yaptırabilirler. 
‘’Kesinlikle. Hacamatın manevi bir yönü de var. Hastalarımızın bu taleplerine biz kayıtsız kalmıyoruz. Benim hastam da olsa siz bayan hekim istiyorsanız tabi ki bayan hekimimize hacamat olabilirsiniz, deyip hastalarımıza darılmıyoruz.’’
Anladım. Hocam sülük tedavisi nedir?
‘’Murat Bey sülük tedavisinde tıpta kullanılan hirudo medicinalis ve hirudo verbana denilen sülüğün iki cinsi var. Sülük tedavisi bu hayvancıkların vücudun belli bölgelerine tutturulmasıyla ve onların ağzındaki salyanın kullanılmasıyla yapılan bir tedavi metodu. Çok uzun yıllardır dünyamız tarihinde kullanılan bir tedavi. Sülüğün hem İslam tıbbında hem başka tıp ekollerinde yüzyıllardır süregelen bir hikayesi var. Biz de modern tıpla entegre bir şekilde kullanıyoruz. Modern tıpta plastik cerrahi, greft yani vücudun bir bölgesinden başka bir bölgesine deri nakli denen greft operasyonlarının tutmasıyla ilgili olan kısımlarında çok ciddi çalışılıyor. Sülük tedavisi üniversite hastanelerinde çalışılıyor ama biz sülüğü çok geniş çapta kullanıyoruz.’’
Sülüğü hangi hastalıkların tedavisinde kullanıyorsunuz hocam? 
‘’Biz sülüğü ağrı tedavisinde kullanıyoruz. Ağrıyla ilgili uygulamalarda, dolaşımla ilgili uygulamalarda, şeker hastalığına bağlı yaralarda kullanıyoruz. Vücutta detoks yapmak istediğimizde mesela karaciğeri temizlemek istediğimiz detoksifiye etmek istediğimiz yerlerde sülüğü direkt o yerlerde kullanıyoruz. Tiroidde, hormon organlarda bir provokasyon yapmak istiyorsak kullanıyoruz. Aslında şöyle söyleyeyim: Sülük tedavisinin şahsında bizim tedavileri bir özetleyeyim. Tedavi modüllerini yine konuşacağız ama kliniğimizde tedavi modüllerinin bir mantığı var. Biz tedavi argümanlarını bir hedef için kullanıyoruz. İçerideki hekimin provokasyonu. Esas olan bu. Yani içerdeki hekimi uyarmaktır. Dışardaki hekimler ancak içerdeki hekimi yeterince uyarabildikleri kadar hekimdirler. Yani biz içerdeki hekimi uyaramıyor onun takıldığı mevzuları çözemiyor isek biz hekim değiliz. Neyiz, kimiz? Baskılayıcıyız. Kimiz? Bloke ediciyiz. Kimiz? Kesiciyiz. Neyi keseriz? Ağrıyı keseriz. Hasta diz için size tedaviye gelir. En iyi ağrı kesici metodu kullanmaya çalışırız. Bunun adı hekimlik değil. Bunun adı kesicilik. Neticede hastayı rehabilite etmiyorsunuz. Hastayı iyi etmiyorsunuz. Hastayı sadece geçici olarak duraklatıyorsunuz. Dolayısıyla biz bu tarafta değiliz. Bizim bütünsel tıpta  kendi kliniğimizde tedavilerde öngördüğümüz konu şu: İçerideki hekimin dikkatini çekip bırakıyoruz. Mesela şöyle söyleyim: Dizinizde bir ağrı var. Muhtelif sebeplerden oluşabilir. Meniskopati olabilir; dejeneratif osteoartrit dediğimiz yaşa bağlı, zamana bağlı, aşınmaya bağlı bazı sıkıntılar olabilir. Travmatize olmuş olabilirsiniz, bir tarafınızı çarpmışsınızdır, bağınız zedelenmiş olabilir gibi. Şimdi dizi ele aldık, dizde ne yapmalıyız? Dizde tamir mekanizmasını canlandırmak zorundayız. Vücut kendince tamir mekanizması yapıp bir yere kadar getirmiş. Hasta bize gelmiş, ağrısı var, sızısı var, perişan. Biz hastaya diyoruz ki: Senin ağrını keseriz. Biz böyle bir şey söylemiyoruz. Biz içerdeki hekime o bölgeyi tahrik ederiz, bakın tamir ederiz demiyoruz, tahrik ve tamir taban tabana zıt ifadeler. Biz tahrik ediyoruz, tamir etmiyoruz, tamiri vücut yapıyor.’’

TAMAMLAYICI TIPTA TEDAVİ ARGÜMANLARININ HEDEFİ VÜCUTTAKİ HEKİMİN DİKKATİNİ ÇEKMEKTİR

Dışardan anlaşılan hep tamir etme yönünde.
‘’Biz öyle bir şey yapmıyoruz. Bu klinikte diz ağrısı geldiği zaman sülükle, ozonla, PRP dediğimiz metotla, proloterapi denilen şekerli su enjeksiyonuyla veya bizim yüksek yoğunluklu lazer terapi dediğimiz metotla, süper indüktif sistem dediğimiz bir manyetik tahrik dediğimiz metotla yani hepsi tahrik argümanları. Peki tahrik ettik, ne olacak? Tamir mekanizması var. Hastayı tahrik ediyoruz. Hasta bu klinikten giderken iki büklüm gidiyor. Diyor ki: Ben buraya iyileşmeye gelmiştim. Biz de diyoruz ki: Evet, iyileşeceksiniz ama lütfen zamana bırakacağız. Niçin? İçerdeki hekimin bu işi anlayıp oradaki hücreleri biz oraya davet ediyoruz. Biz lazer veriyoruz, hücreler gelsin diye. Ozon veriyoruz, hücreler gelsin diye. Sülük yapıyoruz, hücreler gelsin diye. ‘Hocam sülük yaptın, şişti dizim, perişan oldum.’ diyor. Diyoruz ki üç gün sonra, beş gün sonra, on gün sonra, bir ay sonra. Hasta diyor ki: ‘Evet, dediğiniz gibi oldu. On beş gün sonra rahatlamaya başladım. Tedavi olmaya başladım.’ Peki, burada Doktor Mücahit mi tedavi etti yoksa vücut mu tedavi etti? Doktor Mücahit tedavi etmedi. Sadece dikkat çekti. Vücutta kıkırdak rejenerasyonu dediğimiz tazeleme başladı. Biz sadece onu başlatıcı mekanizmaları biz oraya davet ettik. Yine biz başlatmadık, davet ettik. Dikkat çektik. Bizim de yaptığımız kıymetli bir iş. Vücudun bazen dikkati dağılır bir işi çözmeye başladığı zaman. Örneğin yaranız var, vücut orayı kapatamıyor. Yara bir şekilde revize olamadı, orada deri tazelemede ne yapar? Kabuk bağlatır. Hemen üstünü kapatır. Çözemediği tamamıyla revize edemediği bir şeyin hemen üstünü kapatmaya meyillidir. Niye? Üstünü kapatıp hayatı idame ettirecek. Vazifesi hayatı idame ettirmektir. Tali olarak problemleri çözmeye çalışır, çözemezse kapatır. Peki, biz ne yapıyoruz? Kabuğu kaldırıyoruz. Kabuğu kaldırmak tedavi midir? Evet, biz kabuğu kaldırdığımız zaman tekrar rejenerasyon başlıyor. Diyoruz ki vücuda: Bak, burayı sen unuttun, bunu kabukla kapattın, kaldırın dize koyun. Bizimki kabuk kapatmak. Sorunuza gelelim. Sülük tedavisi kabuğu kaldıran bir tedavi metodudur.’’

11. bölümün sonu

Yazarın Diğer Yazıları