Dr. Mücahit Yılmaz’la bütünsel tıp konulu söyleşimize devam ediyoruz.
Narın kansere karşı tedavi edici özelliği konuşuluyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz hocam?
‘’Narda antioksidan mekanizmalar çok yoğun. Başta kanserle ilgili tedavide bahsettim. Kanserde vücutta salınan sitokini detoksifiye etmeye çalışıyoruz. Vücutta toksik materyalleri detoksifiye etmeye çalışıyoruz. Burada nar çok iyi bir argüman. Antioksidan kapasitesi çok yüksek. Orac kapasite bir kapasitesi var. Serbest radikal süpürme kapasitesi deniyor buna. Her bitkinin bu özellikleri var ama nar çok olağanüstü bir bitki bu anlamda. Dolayısıyla biz de narı farklı konsantrelerde, nar çekirdeğinin konsantre ürünlerini biz de kullanıyoruz.’’
ÇİN’DE ÖLÜMSÜZLÜK MANTARI OLARAK BİLİNEN REİSHİ MANTARI HER DERDE DEVA MI?
Bir de hocam reishi mantarı kansere çare olabilir mi?
‘’Ben şuna karşıyım: Tek yönlü, başta da hep konuşuyoruz ya, bir hastaya fayda olabilir, bir hastaya olmaz. Şimdi benim kendi hastalarım var farklı farklı hastalıklar içerisinde. Kanserde bir reçetem var ve o reçeteyi bu hastada uygulamışım. Reishi mantarını koymuşum oraya. Damardan da vermişim, her türlü yapmışız, kahvesini vermişiz vesaire vesaire. Örnek olarak söylüyorum. Biz bunu kullandık, bu hastada çok başarılı. Hastanın kanseri tamamen bitti işte bir daha bir daha çoğaltalım, yok. O, hastada kaldı, bitti. Reishi de adaptojen grupta olan bir mantar türü. Çok kıymetli, çok değerli. Fakat haddinden fazla kıymet verildiği zaman bir bitki de olsa, bir insan da olsa altında eziliyor. Reishi mantarı böyle bir bitki, ginseng de öyle. Yerinde doğru kullanıldığı zaman mükemmel, yerinde uygun kanserde uygun kişide kullanıldığı zaman güzel ama her kanser hastasına faydalıdır, diyemeyiz kesinlikle reishi için.’’
KANSER TEDAVİSİNDE YARDIMCI BİR YÖNTEM: FOTON TERAPİ
Bu süreçte foton terapi hangi durumda devreye girmeli hocam?
‘’Foton terapi bizim kliniğimizde var. Foton bir elektrik terapisidir. Fotonu şöyle düşünün lütfen. Çok basit düşünelim.’’
Kanserli hastalar için soruyorum.
‘’Kanserli hastalarda kullanıyoruz, doğru. Başka hastalıklarda da kullanıyoruz var ama yoğunlukla kanserde kullanıyoruz. Fotonterapinin özelliği şudur: 220 volt elektriği foton denen milyonlarca taneciklere ayırır. Mevcut tıptaki fotonterapi internete girdiğiniz zaman radyoterapi diye çıkar. Bizimki radyoterapi değil, x ışını kullanmıyoruz biz. Tam tersi, elektrik taneciği kullanıyoruz. 220 volt elektrik bir cihazımız vasıtasıyla bu milyonlarca parçaya bölünüyor ve hastaya demet halinde tümörün bulunduğu bölgeye veriyoruz.’’
Hipotalamo- pituiter- adrenal-tiroit aksı nedir? Sağlığımız açısından önemi nedir? En önemli ögesi olan tiroidi ve hpat aksımızı nasıl düzeltebiliriz?
‘’Hipotalamo- pituiter- adrenal-tiroit aksı vücuttaki bir hormonal merkezdir. Bizim enerjimizi regüle edildiği, dengelendiği enerji üretiminin tahrik edildiği, tabiri caizse vücutta hücrelerin dengelendiği, modere edildiği bir sistem bu. Bizim sinir sistemimiz direkt bu mediatörleri, aracıları kullanarak etki eder. Otonom sinir sistemi dediğimiz yani otomatik sinir sistemimiz bizim midemizi çalıştıran, kalbimizi çalıştıran, pankreasımızı çalıştıran, hormonal organlarımızı çalıştıran sinir sistemi bu aracılar vasıtasıyla iş yapar. Tiroit hormonu vasıtasıyla iş yapar. Böbrek üstü bezi hormonları vasıtasıyla iş yapar. Hipofizer dediğimiz pituiter diğer ismi organın hormonları vasıtasıyla iş yapar. Beyinden hipotalamusa bunlara emir veren sinir merkezidir. Dolayısıyla HPAT dediğimiz aks, bizim adaptojenik mekanizmanın aslında kelimeye döküldüğü, anatomik ifadeye döküldüğü bir sistemdir. HPAT varsa adaptojenik mekanizma yani vücutta balans vardır, denge vardır. Oradaki hormonal denge bozulduğu zaman vücuttaki bütün dengeler allak bullak olur. Örneğin biyolojik ritim dediğimiz vücudun ritmini sağlayan sistem HPAT aksındadır. Melatonin salınır HPAT aksından, gece uyuruz. Sabah kortizol salınır, uyanırız. Bu sistemi sağlayan yapı HPAT aksıdır. Mesela soğuya gideriz, tiroit faaliyetleri hemen aktif olur. Tiroit hormonlarıyla beraber termal merkezdir, ısı ayarlama merkezidir. Baktığımızda vücuttaki ısı hep sabit kalır 36,5’ta. Soğuğa gitsek de sabit kalır, sıcağa gitsek de sabit kalır. Bunları sağlayan hep HPAT aksıdır.’’
TİROİT HASTALIKLARI VE BERABERİNDE GETİRDİĞİ RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?
HPAT aksındaki tiroit bezinin bozulmasından kaynaklı hastalıklar neler hocam?
‘’Tiroitle ilgili çok hastalık grubu var. En başta metabolik sistem, sindirim sistemimiz, metabolizmamız bozulmaya başlar tiroit bozulmasıyla beraber. Halsizlik, yorgunluklar enerji mekanizmamız bozulur. Enerjiyi modüle etmemiz, kullanmamız, sarf etmemiz, depolamamız bunlar hep tiroit fonksiyonlarıyla ancak mümkün. Eğer tiroit düzgün çalışmazsa dengesiz çalışmaya başladığı zaman ya enerjimizi kaybederiz ya da depoda tutarız. İkisini de kullanamayız. Neticede ikisi için de iyi değildir. Ya çok halsiz, yorgunuzdur ya da çok sinirliyizdir, çok asabiyizdir, çok hareketliyizdir haddinden fazla. Ya kendimizden tüketiriz ya da kazandığımızı aksettiremeyiz. Kabaca düşündüğümüz zaman tiroit bizim vücudumuzun balansıdır, denge milidir. Tiroit sistemi sıkıntıya girdiği zaman birçok hastalık var alt yapısında. Tek tek saymak çok makul olmayabilir.’’
En başlıcaları hangileri?
‘’Kanseri bile provoke eder. Hormonol sistem hastalıkları, mukus dediğimiz hanımlardaki yumurtalık hastalıkları, erkeklerde kısırlıklar, cinsiyet fonksiyonu bozuklukları, yeme bozuklukları, obezite, kronik yorgunluk, saç dökülmesi, ağız kurulukları, cilt hastalıkları yani vücuttaki birçok mekanizmayı etkiler. Peptik ulcus mide asidinin kontrolüne kadar tiroit sisteminin kontrolünde bir yapı. Dediğim gibi en başta metabolizma metabolik ateşimizin kontrolü tiroidin elinde. Onun kontrolü de bizim elimizde.’’
BAHARAT SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR?
Türkiye’de satılan baharatların fitoterapik açıdan kalitesi nedir? Türkiye’deki baharatlar kaliteli mi hocam? Satılan bu bitkisel ürünler sağlığa zararlı mı?
‘’Pakete girdiği zaman bir ürünün kalitesi düşüyor. Bir ürün paketli olduğunda içine bazı kimyasallar basılmak zorunda kalıyor. Antioksiyatif kapasiteye sahip kimyasallar basılıyor. Dolayısıyla o kimyasallarla beraber almış oluyorsunuz. Onun için paketli olmayan baharatlar, markasına güvendiğimiz baharatlar tüketilebilir. Çünkü boyalı madde çok fazla var baharatlarda. Kimyevi maddeler kullanılıyor, kiremit tozu meşhur. Rengi neye müsaitse onlar kullanılabiliyor. Biraz da aroma içine koku bastığınız zaman içine alın size karabiber ama gerçek karabiber çok zor. Kendi takip ettiğim yol şudur: Paketli olanları almam, markasına güvendiğim, çok sevdiğim abim Beyza Baharat’ın ürünlerine çok güvenirim. Ali abimin ürünleridir. Çok güveniriz. Nerden, nasıl alır, biliriz. Allah’tan korkar. Deneyimli bir abimizdir.’’
Beyza Baharat’ı bilelim.
‘’Kayserimizde birçok yerde var zaten Türkiye’nin birçok yerinde de var. Onların açık ürünleri de var. O şekilde oradan tüketilebilir. Marka seçiyorum yani.’’
9. bölümün sonu