Dr. Mücahit Yılmaz’la bütünsel tıp konulu söyleşimize devam ediyoruz.
Bir ara çokça konuşulan aloe vera bitkisi ve jelinin yanık ve yaralara iyi geldiği hakkında ne düşünüyorsunuz?
‘’Çok iyi düşünüyorum. :))’’
Böyle doğal bir şekilde koparıp direkt yaranın üzerine kullanılabilir mi hocam?
‘’Kullanılır ama çok meşakkatlidir. Hazırı varken jelini direkt imal eden firmalar var.’’
Evde süs bitkisi olarak kullanılıyor ya.
‘’Aynı. Arasındaki jeli direkt alıp onu krem şekline getiren firmalar var. Hiçbir katkı maddesi katamazsınız zaten içine. Bozulur çünkü. Jelimsi yapı bozulur. Dolayısıyla o ürünler çok saf. Biz de kullanıyoruz. Tavsiye ediyoruz hastalarımıza. Söylediğiniz yanık ve yara endikasyonu tabi ki var. Onun da var, sarı kantaron yağının da var. Yanıkta özellikle çok ciddi etkisi var. Biz ikisinde de kullanıyoruz.’’
Bir de iz geçirme özellikleri var mı hocam?
‘’İkisinin de var. Özellikle sarı kantaronun çok ciddi yanık izlerinde bile etkili olduğunu ben gözümle müşahade ettim.’’
YANIKLARA ALOE VERA JELİ SÜREREK ACISI DA İZİ DE KALMASIN
Ne kadar günden sonra kullanılabilir?
‘’Yanıktan sonra ne kadar erken kullanırsanız o kadar avantaj. Ne kadar uzak kalırsanız, diyelim ki yanık oldu, üç ay sonra kullanıyorsunuz, etkisi daha az. Yanık oldu, üç saat sonra kullanmaya başladınız, etki çok hızlı. Çabuk toparlıyor yani.’’
CİLTTEKİ YARA VE İZLERİ KANTARON YAĞI SÜREREK GEÇİRMEK
Yaraya olumsuz bir etkisi olur mu?
‘’Tam tersi. Cayır cayır yanan hastalarda bile biz direkt kantaron küvetlerine yatırın hastayı diyoruz.’’
Burada tabi orijinalini bulmak çok önemli.
‘’Elbette. Kantaronun üretiminde çok ciddi prosesler var. İçilebilir kantaron yağı var, içilemeyen kantaron yağları var, sadece cilde sürülebilenleri var, sürülemeyenleri var gibi. Dediğiniz gibi güvendiğiniz bir markanın ürününü kullanmak tescilli bir markanın ürününü kullanmak avantajdır.’’
Hocam kozmetik uygulamalarınız da var. Biraz da bunlardan bahseder misiniz?
‘’Kozmetik uygulamaları kliniğimizin bünyesinde yapılan uygulamalar. Ben bizzat yapmıyorum. Doktor Canan Hanım kozmetik sistemle ilgileniyor. Kozmetikte biz, altın iğne terapileri, dermapen uygulamaları, karbon peeling uygulamaları… bunların hepsi kliniğimizde uygulanıyor. Klinikte botoks uygulaması çok yapmıyoruz. Kırışıklarla ilgili botulinum toksini denen bir toksin var. Bir bakterinin toksini, zehri. Bir zehir olması hasebiyle veya bir şeyi bloke ettiği için blokaj kliniği değiliz. Dolayısıyla kliniğimize sokmuyoruz botoks uygulamalarını. Bunun dışındaki bütün kozmetik uygulamaları kliniğimizde var.’’
Peki yine kliniğinizde bayan isteyen hastalarınıza özel uygulamaları kim yapmakta?
‘’Doktor Canan Hanım yapıyor. Erkek hastalarla da doktor hanım çalışıyor. Ama böyle akne lekeleri veya bir hastalığın lekesi, yanık lekesi gibi klinik endikasyonu olması gerekir. Ona göre doktor hanım çalışıyor.’’
Anladım hocam. Yüksek yoğunluklu lazer tedavisi var. Sıcak lazer tedavisi de deniliyor. Bu nedir ve hangi hastalıkların, rahatsızlıkların tedavisinde kullanıyorsunuz?
‘’Sülük tedavisi sorunuzun içerisinde aslında izah etmiştim ama şimdi detayına gireyim isterseniz. Yüksek yoğunluklu lazer tedavisi aslında bir fizik tedavi metodudur. Biz bunu bizim tıbbımızda provokasyon kullandığımız için bizim için provokatör bir argümandır. Başta anlattım dizdeki bir hadisenin dikkatini çekmek adına biz yüksek yoğunluklu lazeri kullanıyoruz. Hem hastanın ağrısına da katkısı oluyor hem de orada tahrik mekanizmasını canlandırıyoruz. Biz dahili organlarda da kullanıyoruz. Mesela karaciğeri tahrik etmek istiyoruz, detoks yapsın istiyoruz. Yüksek yoğunluklu lazer tedavisi kullanıyoruz. Birçok kullanım alanı var ama başta söylediğim şeye gene dönüyoruz. Tahrik mekanizması bizim için esas olan şey. İçerdeki hekimin dikkatini yüksek yoğunluklu lazerle çekmek. Mantık bu. Bütün tedaviler için aslında böyle düşünüldüğü zaman klinikte tedavi modülü çok zengin bir hâle geliyor. Argümanımız çok fazla. Bu klinikte çok fazla cihaz var. Çok yöntem var. Hepsini aynı anda hastalarda kullanmıyoruz. Bir program dahilinde neyi tahrik etmek istiyorsak ona göre yöntem seçiyoruz.’’
TMS TEDAVİSİNİN DÜZENSİZ BEYİN FONKSİYONLARINA ETKİSİ
Bunlardan birisi de transkraniyal manyetik stimülasyon denilen TMS tedavisi. Bu TMS tedavisi hocam bilimsel olarak ispatlanmış hangi hastalıklara iyi gelmektedir?
‘’TMS tedavisi söylediğiniz gibi manyetik stimülasyon adı üstünde stimülasyon, uyarı. Lazer gibi uyarıyoruz. Ama enerji farklı. Burda lazer enerjisi kullanıyoruz, burda manyetik enerji kullanıyoruz. Bir başka cihazda elektrik enerjisini kullanıyoruz. Neticede enerjiler farklı ama mantık hep aynı. Mantık provokasyon. Transkraniyal manyetik stimülasyon daha spesifik bir organa yani beyne özel bir cihaz. TMS beyinde beyin sıvısının, dinamiğinin değişkenliğine ayak uydurabilen daha doğrusu bu değişkenliği tekrar optimal düzeye getirebilen bir sistem. Biz burda özellikle nörolojik hastalıklarda çok kullanıyoruz. Bu zaten ispatlı. FTA onaylı bir endikasyon şeması var TMS’nin. Bunlar içerisinde nörolojik hastalıkların birçoğu, işte alzaymır, parkinson, sinirin yavaş yavaş harabiyetiyle hastalıklar bunlar. Bir diğer grup MS hastalığında çok yoğun kullanıyoruz. Onun dışında nöropati denen bölgesel sinir hasarıyla giden ve beyinden de bağımsız olan bazı hastalık gruplarında da kullanıyoruz. Dolayısıyla nörolojik gruplarda ispatlı bir metot. Aynı zamanda psikiyatrik gruplarında kullanılıyor. Bizim kliniğimiz daha çok nörolojik sistem bazlı TMS’yi kullanan bir klinik. Ama psikiyatrik hastalarımız veya kendi hastalarımızda psikiyatrik programlarda da TMS’yi kullanıyoruz. Başta söylediğim şey çok önemli. Yönteme hiçbir zaman takılmıyoruz. Siz deseniz ki bana: ‘Doktor Bey ben TMS tedavisi olmak istiyorum.’ Biz size böyle bir hizmet vermiyoruz.’’
İsteğe değil çözüme odaklısınız.
‘’Hastalara yöntem seçtirmiyoruz. Doktor Bey parasıyla değil mi? Hayır, değil. Biz eğer beyninizde bir provokasyona ihtiyaç varsa ve bundan siz netice alacaksanız tabi ki yapıyoruz. Ama seçimi biz yapıyoruz. Belki size o çok faydalı değil başka bir yöntem faydalı. Biz hep onu söylüyoruz. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp metotları marketten alışveriş gibi geleneksel tıp marketine gelip de bir şeyleri alma yeri değildir. Sülük tedavisi için de aynı, ozon tedavisi için de aynı, bütün bunlar bir argümandır. Bir doktorun neşteridir, bir doktorun makasıdır. Hocam şu makası bir verir misiniz? demekle aynı şey. Cerraha niye makası verir misiniz? demiyorsunuz da bize gelip söylüyorsunuz.’’
İNTERNETİ HASTANE GOOGLE’I DA DOKTOR OLARAK GÖRMEK: SİBERKONDRİ
O şundan kaynaklanıyor: Siberkondri deniliyor. İnternetten veya farklı kaynaklardan öğrenip hastalığın teşhisini koyup tedavisini de kendisine uygulamaya çalışması. Toplumda bu bayağı yaygınlaşmaya başladı.
‘’Biz eski kafa düşünen hekimler olduğumuz için biz bunlara müsaade etmiyoruz. Neticede biz bir ticarethane değiliz. Biz bir kliniğiz. Evet, belli bir sistemin yürümesi için bir bedel tabi ki ödeniyor ama bazen de hastalarımız istemese de yapıyoruz. Diyoruz ki: ‘Hayır, biz sana bunu yapmak zorundayız.’ dediğimiz hastalarımız var. Onun için TMS’de böyle bir metot. Bizim seçtiğimiz, endikasyonlarını bizim koyduğumuz bir cihaz TMS. Neticede bizim bir neşterimiz. Bir argümanımız diyelim.’’
13. bölümün sonu