Metin GÖĞEBAKAN

Kodlama

Metin GÖĞEBAKAN

Bütün varlıklar yaradılışına uygun kodlanmıştır ve bu kodlama doğrultusunda varlık sebeplerine uyun hareket etmek zorundadırlar. 

Toprak, böcek, bitki vb. varlıklar görevlerini ifa etmek için kulluklarına ilişkin bilgiyle donatılarak sıra ve zamanını bekliyor; sırası gelen kendine biçilen rolü ifa etmek için varlık sahasına çıkartılıyor, görevini ifa eden de bütüne dahil olmak için varlık sahasından çektiriliyor. Yaradılış amacına yani varlık sebebine uygun hareket etmeyen hiçbir varlık yoktur, insan ve cinlerin dışında. Yaratılanlar, zorunluluklarını yerine getirdiklerinde görevlerini ifa etmiş ve kemalini tamamlamış olurlar. Burada cinler konumuzun dışındadır. Çünkü onların varlık alanı mahiyet ve mekân bakımından bizimkinden farklıdır ve bizi ilgilendirmemektedir.

İnsan doğulmaz, insan olunur; doğum anındaki halimiz beşerdir. Yani kendilik bilincine varmayan kişi beşerdir. Onun için beşer şaşar denir. Kendilik bilincine varan, kendiyle yüzleşen beşer, insanlaşma sürecine girer.

Beşer dediğimiz yani insan olma potansiyelini taşıyan varlık da diğer varlıklar gibi temel yaşamını idame ettirecek, sonunda bütüne dönecek şekilde kodlanmıştır. Ancak bu özellik onu diğer varlıklardan ayırmamaktadır. Beşer sahip olduğu aklı, bilgiyle donatarak temel yaşamının yanında tercih etme, mukayese ederek kendine yol çizme, varlığını başka bir boyuta taşıma olarak kullanırsa beşer olmaktan çıkıp insan olma boyutuna ulaşır. Şimdi burayı biraz anlaşılır kılalım. Tüm varlıklarda var olan akıl, insanda farklıdır. Diğer varlıklardaki akıl, yaradılıştaki kodlamaya uygun hareket etmeyi sağlayan bir organdır. Ancak insandaki akıl, temel yaşamının yanında (zorunludur) varlığını anlamlı kılma ya da kılmama, kullanma ya da kullanmama özgürlüğüne sahip bir özelliktir. Bundan dolayı da vahye muhatap olan tek varlık insandır.

İnsan, insanlığını aklı sayesinde kazanır. Akıl, imkandır. Akıl, imkân olmaktan çıkıp kullanılmaya başlanırsa insan olma başlar. Beşerin doğası varken, insanın doğası yoktur. Beşer verili, insan kazanımlıdır. Beşerin zorunlukları, insanın sorumlulukları vardır. Sorumluluğun kaynağı akıldır. Akıl, imkândan melekeye dönüşme sürecinde bilgiye ihtiyaç duyar. Beşerî gelişim için maddi gereksinimler ne kadar gerekli ise akli süreç için de bilgi o kadar gereklidir. Aklın, bilgi ile düşünme eylemine tefekkür denir. Aklın ibadeti tefekkürdür. Maddi zorunluluk doğaldır ve yapılması gerekir.  Akıl zorunluluk değil sorumluluk yani tercih içerir; seçme/seçmeme, yapma/ yapmama gibi. 

Akıl olmadan tefekkür, tefekkür olmadan bilgi, bilgi olmadan da erdem olmaz. Akıl, bilgiden yoksun olunca başkalarının aklı kullanılır ve bu akıl takma, çakma ve sokma akıldır.  Bilgi, insanı beşer olmaktan insan olmaya taşıyan özelliktir. Akıl bir tohumdur onu ağaç haline dönüştüren bilgidir.  Onun için bilginler, akılda (insanlıktan kopma), ilimde (hayatta kopma) ve ibadette (kulluktan kopma) tatili caiz görmez. İç duyu ve beş duyu ile elde edilen malumatlar akıl(düşünme/tefekkür) süzgecinden geçerek bilgiye dönüşür.

Beşerde erdem (iyi, güzel işler) aranmaz. Erdem, insan olmanın gereğidir. Beşer, diri/canlıdır. İnsan ise diri/canlı olmanın yanında uyanıktır/bilinçlidir. İbn Tufeyl insanı, ‘’uyanığın oğlu diri’’ (hayy bin yeksan) şeklinde tanımlar. 

Zevale ermek için insan olmak şart değildir. Beşer şayet kirlenmemişse zorunluluklarıyla görevini ifa edip bütüne geri döner tıpkı bir bitki gibi.

Düğümü çözelim. Çevrenizde gördüğünüz her insan, insan değildir.
 

Yorumlar 2
Yeşil Osman 09 Şubat 2025 17:04

Hocam aynen katılıyorum .kaleminize sağlık .beşeri insan yapan yaşanan imandır .iman ; insanda eksik olan her şeyi tamamlar.

Dr. Resul Coşkun 09 Şubat 2025 17:03

Maşaallah, barakellah. Allah ilminizi, irfanınızı, ilhamınızı, zikrinizi, fikrinizi, şükrünüzü, sağlığınızı ziyade eylesin Muhterem Hocam. Kelamınız daim, vücudunuz salim, kaleminiz kavi olsun

Yazarın Diğer Yazıları