Çanakkale - Mehmet KESER

Çanakkale


Bugün hem 250 bin şehit verdiğimiz Çanakkale zaferinin 107. Yıl dönümü, hemde 5 yıl önce temeli atılan Gelibolu ile Lapseki'yi bir birine bağlayan, 3.565 metre uzunluğundaki 1915 Çanakkale köprüsünün açılışının yapıldığı gün olarak tarihimize geçecek Bir gurur günüdür. Emeği geçen başta C.başkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere herkesten Allah razı olsun. Benim bu yazıda en çok gündeme getirmek istediğim konu kamuoyunda en çok tartışılan, köprüden garantili geçiş ve geçiş ücreti konusu olacak, Türkiye ekonomik olarak kasasından köprüler yollar hastaneler v.s yapacak kapasitede bir Ülke değildir. Böyle olunca ülkemiz için elzem olan bu eserleri bilindiği üzere yap-işlet-devret modeli ile yapmak durumundasınız. Pandemi döneminde şehir hastanelerinin ne kadar yapılmasının gerekli olduğu ortaya çıkınca bu konuda geçmişte yapılan "bu koca koca devasa  çok uzak yerlere yapılan bu hastanelere ne gerek vardı" söylemlerinin halkta hiç bir karşılığının olmadığını gören bazı mahfiller, rotayı hemen diğer yapılan eserlere çevirdiler gözlerinin önündede yeni yapılan Çanakkale köprüsü var öyleyse vur abalının sırtına misali yok efendim bu kadar garantili geçiş araba sayısı olurmu, ve yine bu köprüden hiç geçmediği halde bu köprüye 84 milyon vatandaşta para veriyor gibi hiç bir aslı arası olmayan iddialarla vatandaşın ağız tadı ile, Çanakkaleye yapılan al kırmızı bu gerdanlığa sevinmelerine bile engel olmaya çalıştılar. Araç garantisi her yapılan eserde konuşulur, her seferinde de araç garanti sayısının üzerinde geçiş olduğu açıklanır ama bu konu temcit pilavı gibi gündeme getirilmeye devam eder. En son Çanakkale köprüsünde de geçiş ücreti araç başı 200 TL. olarak açıklandı ve garanti geçecek araç sayısının da günlük 43 bin olarak yüklenici firma ile anlaşma yapıldığı açıklandı. Özellikle şu konuyu açıklığa kavuşturmak istiyorum, yukarıda  belirttim bu tür eserler, hizmetler devlet kasasından yapılacak olursa herhangi bir yoldan veya köprüden geçiş yapmadığı halde  sanki buralardan geçiyor gibi buralara ücret ödüyor olacaktı ama şimdi yap-işlet-devret modeli ile iddia edildiği gibi olmayıp sadece buralardan geçenlerin ücretini ödeyeceği aşikardır. 
Artık bu yapılan eserlerin tartışmalardan uzak olması gereken dönemlere geldiğimizi düşünüyorum, geçmişe şöyle baktığımız zaman, Bir bolu dağı Tünelinin 17 yılda zor yapıldığı dönemlerden 5 yılda Çanakkaleye Dünyanın en uzun köprüsünü yapıyor isek arkamıza yaslanıp bir Maşallah diyelim ve yapılan bu eserle gurur duyalım.
Selam ile....

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Nis

Dert elvan, elvan...!

01Nis

Vira bismillah

19Mar

Çanakkale

11Mar

Fabrika ayarları var mıdır?

26Şub

Kınasın Dünya!