Depremin ‘SÖYLE’ dedikleri - İsmail ARSLAN

Depremin ‘SÖYLE’ dedikleri


Ülkemizin sürekli deprem riski altında olduğunu kimse inkar etmiyor ve mevzuat şu an en uygun bina yapımı için elverişli hazırlanmış durumda. Yani 99 yılından önce yapılan binalar sıkı şekilde elden geçirilir ve denetim müessesi randımanlı çalıştırılır ise, bir Japonya kadar olmasa da önemli bir risk azalımı mümkün olabilecek gibi.
--
MHP lideri Bahçeli depremi siyasi fırsata çevirenlere kızmış da bence kızmasın, depremi hakikatli biçimde bizzat kendileri, ne yapsın etsin, siyasi fırsata çevirsin lütfen. Mesela Türkiye'de depreme dayanıksız yapı kalmayasıya tüm yapıların elden geçirilmesi ve dayanıksız yapıların yıkılması kampanyası başlatsın. Ne hayırlı bir iş yapmış olurdu, bilemez.
--
İşin kötüsü şu: Yarın Allah bizim topraklarımızdan hesapsız doğalgaz, toryum vs envai çeşit zenginlik nasip etse bize, bu kültürün ürettiği asalaklar, zerresini, insanımıza nasip etmeyecek ve tüm variyeti uhdelerinde tutacaklardır. Sonra da dilediklerine yardım, bağış, ulüfe olarak bir miktar aktaracaklardır, minnet duygusu diri kalmalı ki düzenleri bozulmasın algısı ile.
Bina yaparken harala gürele çalma çırpmaya programlanmışlık, hakkı olmayana göz dikmek nereden besleniyor ise oradan aldıkları cesaret ile.
Buralarda binlerce yıldır bu hep böyleydi ve böyle de devam edecektir, insanda vicdan hakim olmadıkça. Din demiyorum özellikle, safi vicdan. Zira dini, insan Peygamber ölür ölmez tahrif etti ve emeline kağnı etti. Vicdan ise yanıltmaz, bozulamaz, sadece ziftle kaplanabilir, o kadar.
--
İmar affı, imar barışı... Geçmeseniz de geçiş ücreti ödenen köprü ve yolların parasını temin için çürük yapıları yasal hale getiren idareye sakın laf etmeyin, müstehaksınız. Oğlum, kızım devlete bir girse diye torpil arayan, üstüne cennet için de şeyhe müracaatı iman şartı bilen sen ne isen, seni idare edecek olanlar da bu zihniyette olacaktır elbette.
--
Allah, bize acısın da, dini kalbine inmemişlere ve Allah korkusu onda hakim olmayanlara, daha gerçekçi deyişle vicdanı körelmişlere iktidar nasip etmesin. Amin
Şu ülkede deprem gibi bir realite var iken, cebindeki para ile bile değil, bankalardan çektiği kredilerle, depreme dayanıksız binalar yaparak milletin canı üzerinden para kazanma derdinde olanları en ağır yaptırımlarla tehdit etmeyen iktidarlara da fırsat vermesin Allah.
--
Bu ülke deprem bölgesi ve bu duruma uygun yapılaşma, işsizlikten vesair sorunlardan daha öncelikli mevzudur ki bırakın Kanal İstanbulmuş, bilmem ne köprüsüymüş. Devletin her işi bir yana bırakıp en acil şekilde depreme dayanıklı yapılaşmaya yoğunlaşması gerekir.
--
Depremde yıkılan binalardan birinde, daha önce Konya Zümrüt apartmanında şahit olduğum şekilde yer açma amaçlı bir kolon kesme olayı tespit edilmiş bulunmaktalar ki, kolonu kesilmiş binanın özellikle depremde ayakta kalması imkansızdır. Bunu yapar dükkan sahibinin adam öldürmeden yargılanması hukukun gereğidir.
--
Binalarda kullanılan demir ve beton, mevzuatın dediğince olsa ki örneği yıkılmayan binlerce bina, deprem sonrası kime ihale, yardım çağrısı yapma kapısı açılacak, ama değil mi yazmak siyasi paylaşımdır dikkat edin.
--
Sistem şu:
1. Üniversiteler kalitesiz. Yetersiz mezunlar mühendis yapılıyor.
2. Müteahhit olmak için okuma yazma bilmek bile gerekmiyor. İmalatı bu adamlar para kazanmak için yapıyor.
3. Diyeceksiniz ki, normal denetimle hallederiz. 1979 yılında çıkan deprem yönetmeliğine göre beton kalitesi 25 birim olmalı. Şu anda 35 birim. Oysa Ülkenin beton kalitesi ortalama 11 birimin üzerine hiç çıkamamış.
4. Denetim işi yapan belediyeler arpalık olarak kullanılıyor. Torpil liyakatin önüne geçmiş durumda. Denetimi yapacak adamın, denetleyeceği şeyden haberi yok.
5. Kırk yılda bir işini iyi yapan adam iş başına geldiğinde; ruhsat vermediği için sürülüyor.
6. 10 Yılda bir çıkan imar affı, şerefsizlere cesaret veriyor.
7. Belediyeler oy kaybı kaygısıyla yıkım yapamıyor. Zaten hiçbir belediyede yıkım için gerekli alet edevat yok. Yıkım ihalesi açmak lazım. Bunun için de ödenek yok.
8. Her depremde, kalitesiz imalattan insanlar ölüyor. Ama daha ağırlaştırılmış müebbet alan müteahhit olmadı.
9. Her dönem siyasi erk, bir şekilde bağlantılı olduğu müteahhitleri koruyor. Beceriksizlik, ahlaksızlık din ile maskeleniyor.
10. Vatandaş, doğal afetin değil ahlaksızlığın öldürdüğünü biliyor ama kendisi de fırsatçı olduğu için düzen değişsin istemiyor.
Av. Şahin Küçüksüslü

ismailarslan@kayseri.av.tr

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Oca

Din de din mi acaba?

11Oca

Ulus Devlet üzerine

06Oca

Kaos

03Oca

Affeden affedilir...

27Ara

Cumhurbaşkanlığı seçimi