Bakan Özhaseki: Bina bazlı değil ada bazlı dönüşüm
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, "Bina bazlı dönüşüm, doğru bir dönüşüm değil. Aslında risk taşıyan binalar için doğrudur, yenilemek lazım ama şehircilik ilkeleri açısından ada bazlı bir dönüşüm gerekiyor." dedi.
Özhaseki, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda editör ve muhabirlerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla dün genel kurul toplantısı gerçekleştirilen Şehircilik Şurası'ndan çıkacak kararların, şehircilik faaliyetlerine katkısının ne olacağına dair soru üzerine Özhaseki, Erdoğan'ın birkaç konuya işaret ettiğini, bunlardan birinin de betonlaşma olduğunu söyledi.
Sokağa çıkılıp sorulsa herkesin eski yaşam tarzını, mahalle konseptini özlediğini söyleyeceğini vurgulayan Özhaseki, 'Büyüyen şehirlerde, devasa kalabalıklarda insanlar kayboluyor, orada sadece birer araç gibi gözüküyor.' ifadesini kullandı.
Şehircilik Şurası'nı toplarken 4 ana başlık belirlediklerinin altını çizen Özhaseki, bunların şehircilikle ilgili bugünkü sorunları içeren başlıklar olduğunu bildirdi.
Bahsettiği 4 ana başlığı yüzlerce akademisyen, ilgili taraflar, sivil toplum örgütlerinin ileri gelenleri, bu işle ilgili kafa yoran kim varsa hepsiyle bir araya gelerek tartıştıklarını anlatan Mehmet Özhaseki, '9 aydır çalışıyoruz. Bu dört başlıktaki konuları artık sona getirdik. 9 ay önce Cumhurbaşkanımızın himayesinde Beştepe'de başlamıştık, dün kapanışın ilk konuşmasını Sayın Cumhurbaşkanımız yaptılar. Bugün de sonuç bildirgesini okuyacağız. Türkiye'nin ortak aklının şehircilik hususunda aldığı kararları bugün topluma açıklayacağız.' değerlendirmesinde bulundu.
Bundan sonra ne olacak?
'Peki bundan sonra ne olacak?' sorusunu gündeme getiren Bakan Özhaseki, şöyle devam etti:
'Bütün bu yapılanları yavaş yavaş yasalarımıza dercedeceğiz. Bunları yasa haline getirmeye çalışacağız. Kimisini belediyeler yasası, kimisini imar hukuku içerisinde, kimisini yönetmeliklerle, kimisini şimdi bir hazırlığımız var, kentsel dönüşüm, depreme hazırlıkla ilgili, onun içine dercedip sonra da toplumda bunun uygulanmasını sağlayacağız.'
Bu tür konuların, bugün karar verilince yarın tesirini gösterecek konular olmadığını ve zamanla kendini göstereceğini anlatan Özhaseki, 'İmar planlarını yaparsınız o imar planları belki 50 yıl sonra vücut bulur, şekil bulur. Yeniden yapılırken ona uygun hayata geçirilir.' dedi.
'Bizim şu anda yapı stokumuz 25 milyon civarında. 1999'da bir yönetmelik çıkmış, deprem yönetmeliği. 99'dan önceki binaların yapımı eski yönetmeliğe göre olduğu için biraz risk taşıyor.' diyen Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bugüne kadar olan binalara yapabileceğiniz bir şey yok. Ancak sahibi dönüştürmek isterse, siz kentsel dönüşüme tabi tutarsanız yenileyebiliyorsunuz. Ama gücünüz neye yetiyor? 1999'dan sonra yapılanları artık o yönetmeliğe göre yaptırıyorsunuz. Denetim de başlıyor ve sert kurallarla bu devam ediyor. Şimdi biz, kuralı koyduğumuz günden itibaren uygulamaya başlayacağız. Ama bir müddet sonra bizim koyduğumuz kuralların çok haklı olduğunu herkes görmüş olacak ve ilerde düşündüğümüz şehirlere doğru gitmiş olacağız. Şehirlerin hayatında 3, 5,10 yıllar çok kısa süreler. Bizim şehirlerimiz binlerce yıllık zaten. O yüzden biz ileriye doğru kendi şehirlerimizi yeniden dizayn etmeye çalışıyoruz.'
Kentsel dönüşümde yaşanan sorunlar
Kentsel dönüşüm başladıktan sonra bazı sorunlarla karşılaşıldığının hatırlatılması ve 'Bu beklenmedik durumlar idareden mi vatandaştan mı kaynaklandı?' sorusuna Özhaseki, 'Ara ara kendimizi eleştirdiğimiz oluyor bizim. Öz eleştiriyi toplum önünde de yapıyoruz. Bakın Sayın Cumhurbaşkanımız geçenlerde İstanbul'la ilgili çok net konuştu. 'Biz pir-ü pakız, hiç hata yapmayız' demek zaten doğru değil.' karşılığını verdi.
Kentsel Dönüşüm Yasası'nın 2012'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarıyla çıkarılmış bir yasa olduğunu hatırlatan Özhaseki, Erdoğan'ın 'Siyasi yaşamıma mal olacağına da inansam bu yasanın arkasında duracağım.' dediğini aktardı.
'Kimse kendini kenara çekmemeli'
Özhaseki, 'Şehirlerdeki sorumluluk ortak sorumluluktur. Bütün yöneticilerin sorumluluğu vardır, vatandaşın da sorumluluğu vardır. Kimse kendini kenara çekmemeli. Bunu zorlayan vatandaş, onu da söyleyelim. Gidip de vatandaşı evinden çıkartıp 'Bir kat daha fazla yap' demiyoruz ki. Ortak sorumluluğumuz var. Bunu objektif konuşmak, doğruyu söylemek lazım ama bundan sonra artık bunlara izin verilmemesi gerekiyor. O noktada titiz bir çalışmanın içerisindeyiz.' dedi.
'Şehir içindeki askeri alanlar yeşil alan olacak'
Şehir içindeki askeri alanlar konusunda da Bakan Özhaseki, şunları söyledi:
'Şehir içerisinde kalan askeri alanlar, bundan 50-60 yıl kadar önce bazen daha eski, şehirlerin çeperlerinde yer alan askeriyenin kullanacağı yerlerdi. Şehirler öyle büyümüş ki askeri alanları içine almış ve yutmuş. Buraların dışarıya taşınması çok doğru bir fikir. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı var, hepsi yeşil alan olacak. O konuda kimsede ters bir düşünce yok.'
Özhaseki, 'Deprem için bazı yerlerde rezerv alan bulamazsak, askeri alanlar da kullanılabilir. 'Niye yeşil dediniz de buna hazırlık yapıyorsunuz' denmesin diye de bunu söylemeye çalışıyorum. Mesela İstanbul'da 12 bin 600 hektarlık, Ankara'da 18 bin 800 hektarlık, İzmir'de daha çok 26-27 bin hektarlık büyük alanlar var. Bunların içerisinde cüzi kısımlar depreme hazırlık için rezerv alanı olarak kullanılabilir.' dedi.
AA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla dün genel kurul toplantısı gerçekleştirilen Şehircilik Şurası'ndan çıkacak kararların, şehircilik faaliyetlerine katkısının ne olacağına dair soru üzerine Özhaseki, Erdoğan'ın birkaç konuya işaret ettiğini, bunlardan birinin de betonlaşma olduğunu söyledi.
Sokağa çıkılıp sorulsa herkesin eski yaşam tarzını, mahalle konseptini özlediğini söyleyeceğini vurgulayan Özhaseki, 'Büyüyen şehirlerde, devasa kalabalıklarda insanlar kayboluyor, orada sadece birer araç gibi gözüküyor.' ifadesini kullandı.
Şehircilik Şurası'nı toplarken 4 ana başlık belirlediklerinin altını çizen Özhaseki, bunların şehircilikle ilgili bugünkü sorunları içeren başlıklar olduğunu bildirdi.
Bahsettiği 4 ana başlığı yüzlerce akademisyen, ilgili taraflar, sivil toplum örgütlerinin ileri gelenleri, bu işle ilgili kafa yoran kim varsa hepsiyle bir araya gelerek tartıştıklarını anlatan Mehmet Özhaseki, '9 aydır çalışıyoruz. Bu dört başlıktaki konuları artık sona getirdik. 9 ay önce Cumhurbaşkanımızın himayesinde Beştepe'de başlamıştık, dün kapanışın ilk konuşmasını Sayın Cumhurbaşkanımız yaptılar. Bugün de sonuç bildirgesini okuyacağız. Türkiye'nin ortak aklının şehircilik hususunda aldığı kararları bugün topluma açıklayacağız.' değerlendirmesinde bulundu.
Bundan sonra ne olacak?
'Peki bundan sonra ne olacak?' sorusunu gündeme getiren Bakan Özhaseki, şöyle devam etti:
'Bütün bu yapılanları yavaş yavaş yasalarımıza dercedeceğiz. Bunları yasa haline getirmeye çalışacağız. Kimisini belediyeler yasası, kimisini imar hukuku içerisinde, kimisini yönetmeliklerle, kimisini şimdi bir hazırlığımız var, kentsel dönüşüm, depreme hazırlıkla ilgili, onun içine dercedip sonra da toplumda bunun uygulanmasını sağlayacağız.'
Bu tür konuların, bugün karar verilince yarın tesirini gösterecek konular olmadığını ve zamanla kendini göstereceğini anlatan Özhaseki, 'İmar planlarını yaparsınız o imar planları belki 50 yıl sonra vücut bulur, şekil bulur. Yeniden yapılırken ona uygun hayata geçirilir.' dedi.
'Bizim şu anda yapı stokumuz 25 milyon civarında. 1999'da bir yönetmelik çıkmış, deprem yönetmeliği. 99'dan önceki binaların yapımı eski yönetmeliğe göre olduğu için biraz risk taşıyor.' diyen Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bugüne kadar olan binalara yapabileceğiniz bir şey yok. Ancak sahibi dönüştürmek isterse, siz kentsel dönüşüme tabi tutarsanız yenileyebiliyorsunuz. Ama gücünüz neye yetiyor? 1999'dan sonra yapılanları artık o yönetmeliğe göre yaptırıyorsunuz. Denetim de başlıyor ve sert kurallarla bu devam ediyor. Şimdi biz, kuralı koyduğumuz günden itibaren uygulamaya başlayacağız. Ama bir müddet sonra bizim koyduğumuz kuralların çok haklı olduğunu herkes görmüş olacak ve ilerde düşündüğümüz şehirlere doğru gitmiş olacağız. Şehirlerin hayatında 3, 5,10 yıllar çok kısa süreler. Bizim şehirlerimiz binlerce yıllık zaten. O yüzden biz ileriye doğru kendi şehirlerimizi yeniden dizayn etmeye çalışıyoruz.'
Kentsel dönüşümde yaşanan sorunlar
Kentsel dönüşüm başladıktan sonra bazı sorunlarla karşılaşıldığının hatırlatılması ve 'Bu beklenmedik durumlar idareden mi vatandaştan mı kaynaklandı?' sorusuna Özhaseki, 'Ara ara kendimizi eleştirdiğimiz oluyor bizim. Öz eleştiriyi toplum önünde de yapıyoruz. Bakın Sayın Cumhurbaşkanımız geçenlerde İstanbul'la ilgili çok net konuştu. 'Biz pir-ü pakız, hiç hata yapmayız' demek zaten doğru değil.' karşılığını verdi.
Kentsel Dönüşüm Yasası'nın 2012'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarıyla çıkarılmış bir yasa olduğunu hatırlatan Özhaseki, Erdoğan'ın 'Siyasi yaşamıma mal olacağına da inansam bu yasanın arkasında duracağım.' dediğini aktardı.
'Kimse kendini kenara çekmemeli'
Özhaseki, 'Şehirlerdeki sorumluluk ortak sorumluluktur. Bütün yöneticilerin sorumluluğu vardır, vatandaşın da sorumluluğu vardır. Kimse kendini kenara çekmemeli. Bunu zorlayan vatandaş, onu da söyleyelim. Gidip de vatandaşı evinden çıkartıp 'Bir kat daha fazla yap' demiyoruz ki. Ortak sorumluluğumuz var. Bunu objektif konuşmak, doğruyu söylemek lazım ama bundan sonra artık bunlara izin verilmemesi gerekiyor. O noktada titiz bir çalışmanın içerisindeyiz.' dedi.
'Şehir içindeki askeri alanlar yeşil alan olacak'
Şehir içindeki askeri alanlar konusunda da Bakan Özhaseki, şunları söyledi:
'Şehir içerisinde kalan askeri alanlar, bundan 50-60 yıl kadar önce bazen daha eski, şehirlerin çeperlerinde yer alan askeriyenin kullanacağı yerlerdi. Şehirler öyle büyümüş ki askeri alanları içine almış ve yutmuş. Buraların dışarıya taşınması çok doğru bir fikir. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı var, hepsi yeşil alan olacak. O konuda kimsede ters bir düşünce yok.'
Özhaseki, 'Deprem için bazı yerlerde rezerv alan bulamazsak, askeri alanlar da kullanılabilir. 'Niye yeşil dediniz de buna hazırlık yapıyorsunuz' denmesin diye de bunu söylemeye çalışıyorum. Mesela İstanbul'da 12 bin 600 hektarlık, Ankara'da 18 bin 800 hektarlık, İzmir'de daha çok 26-27 bin hektarlık büyük alanlar var. Bunların içerisinde cüzi kısımlar depreme hazırlık için rezerv alanı olarak kullanılabilir.' dedi.
AA