SIĞINMACILAR SEMPOZYUMU -1 - Mustafa İLHAN

SIĞINMACILAR SEMPOZYUMU -1


 Yurdumuzda ve Kayseri’mizde en çok tartışılan konuların başında sığınmacılar geliyor. Bu konuda Kayseri’de hafta sonu Kayseri Gönüllü Kültür Teşekkülleri Derneği “Sığınmacılar Sempozyumu” düzenledi. Bir sivil toplum örgütü tarafından sığınmacılar konusunda düzenlenen ilk toplantı idi. Bundan önce çeşitli üniversiteler tarafından konu ile ilgili Sempozyumlar düzenlense de STK olarak ilk olması dolayısıyla düzenleyen ve katkı verenleri kutlamak gerekir.
Türkiye’mize daha önce de sığınmacılar gelmişti. Hatta katılımcıların ifadelerine göre 1071 den başlayarak sürekli göç alan bir yer olarak görüyoruz Anadolu’yu.  Orta Asya Türklerinin gelip Anadolu’ya yerleşmesi sonrasında 1592 lerde İspanyadan kaçan Yahudilere ev sahipliği yapmış, Osmanlının son dönemlerinde birçoğumuzun da ataları olan 93 muhacirleri, Kafkas cephesinden gelen Çerkezler, Cumhuriyet kuruluşunda mübadele ile gelen soydaşlarımız, 90 lı yıllarda Bulgar zulmünden kaçan Türkler Anadolu’nun göç ülkesi olmasına katkı verdikleri için ismi Anadolu olmuştur. Bunlar milletimizin asli unsurları olmuş, Anadolu’nun çok kültürlü bir ülke olmasını sağlamışlardır.
Son yıllarda ülkemize “geçici koruma altındaki sığınmacılar” gelmeye başlamıştır. Bir de “düzensiz göçmenler” diyeceğimiz kişiler. Bunları da kısaca açıklayacak olursak Halepçe katliamından kaçan yaklaşık 500.000 , körfez savaşında Saddam’ın kimyasal atmasından korkan yine yaklaşık 500.000 kişi ülkemize gelmiş ancak ülkelerinde durum düzelince tekrar ülkelerine dönmüşlerdi. Bunlara geçici koruma altındaki sığınmacılar diyebiliriz. Bir de Afganistan ve kuzey Afrika ülkelerinden çalışmak için gelen genellikle kimliklerini yok eden kişiler var ki bunlar ülkeye vizesiz kaçak geldikleri ve ülkelerinde herhangi bir savaş v.s. olmadığı halde gelenlere de düzensiz göçmenler demekteyiz.
2011 yılından itibaren Suriye’de önce gösterilerle başlayan sonra göstericilere ateş açılması sonucu alevlenip 8 yıldır çözülemeyen sorun nedeniyle Suriyeliler ülkemize gelmeye başladılar. Bunlarda geçici koruma altına alındı.
Bu kısa özetten sonra sempozyumda konuşulan kamuoyu açısından merak edilen konularda bazı bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.
2011 de 20.000, 2012 de 200.000 2013 te birdenbire 1.500.000 a çıkan sığınan Suriyeli sayısı 2019 da 3.610.000 kişidir.  İlk yıllarda Kayserimize gelen sığınmacılara STK lar ve belediyeler yardımcı olmaya çalışmıştır. Irak’tan gelenler gibi geçici olacağı düşünülmüş hatta Sempozyumda konuşan Talas Belediye başkanımız Mustafa Yalçın’ın anlattığına göre o dönemde Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri iken Vali bizzat çağırıp “fazla rahat ettirmeyin, alışır, gitmezler” diye uyarmıştır. Kocasinan Belediye başkanımız Ahmet Çolakbayraktar ise konuşmasında Kayseri’deki  sığınmacıların diğer büyükşehirlere nüfusa oranlandığında tolere edilebilir sayıda olduğunu söyledi.
İl müftümüz Şahin Güven konuşmasında “krizleri fırsata dönüştürmek “ gerektiğinden bahsederek Türkiye’deki 4 milyon mültecinin ¼ ünün okul çağında olduğunu hatırlatarak bunların Türkçe öğrendiklerini ileride ülkelerine döndüklerinde oranın imarı için ülkemizden faydalanacaklarını bununda ekonomimize büyük katkılar sağlayacağını belirtti. Kayseri’ye gelenler daha ziyade Halep ve civarı köylerden geldiğini söyledi. Kayseri’de 3500 civarında da Afganlı bulunduğunu bunların genellikle istihdam ihtiyacımız bulunan çobanlık yaptıklarını belirtti. Şu anda Organize sanayide 7000 civarında Suriyelinin çalıştığını, Medine küçük bir şehir iken orayı imar edenlerin de muhacirler olduğunu sözlerine ekledi.
İl Müftümüz bize gelen sığınmacıların şafi olduğunu , gelenlerin ilk olarak camiye sığındığını, imamların onları göç idaresine ve diğer sağlık kuruluşlarına sevk ettiğini belirtti. Camilerdeki Kuran kurslarındaki öğrencilerin ¼ ü Suriyeli. Kadınlarda Kuran kurslarına geliyor. Suriyelilerin entegrasyonu için arkadaş olunmasını hatta evimize getirilerek bazı şeyleri görerek öğrenmeleri gerektiğini tavsiye ediyoruz dedi.
Konuşmacı İl Sağlık Müdürlüğü temsilcisi Faruk Yavuz Temur Kayseri de 3 tane göçmen sağlığı merkezi açıldığını Hunat, Eskişehir bağları ve Kocasinan bulvarındaki bu sağlık merkezlerinde Afgan ve Suriyeli doktor ve hemşireler istihdam edildiğini Avrupa Birliği tarafından Türkiye’ye hibe edilen 3 milyar Euro’nun 1/10 u yani 300 milyon Eurosunun  sağlık hizmetlerine ayrıldığını buraların giderlerinin bu bütçeden karşılandığını söyledi. 2018 de 64.000 hastaya hizmet verildiğini, 2019 şu ana kadar 82.250 hastaya hizmet verildiğini 38000 aşı yapıldığı anlattı. Sağlık müdürlüğü tarafından aile planlaması konusunda yardımcı olunduğunu, acil ve pansuman hizmetleri de yapıldığı, hastanelerde  herhangi bir ayrıcalık yapılmadığını herkes gibi sıra beklediklerini göç idaresi tarafından Şehir hastanesinde 5 tercüman bulundurulduğu belirtti.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü temsilcisi İbrahim Bayram konuşmasında ilk başlarda sorunun farkında olunmadığını ilk yıllarda İHH tarafından müftülükler yardımı ile Kuran Kurslarında özel kişilerin katkıları ile eğitim yapılmaya çalışıldığını sonra Argıncık, Danışmentgazi mahallesi ve Küçük Mustafa mahallesinde “Geçici Eğitim Merkezler” kurularak buralarda eğitim yapıldığını anlattı. Türkiye’de Avrupa Birliği 3 milyarlık fonunun 300 milyonluk kısmının milli eğitime ayrıldığını bu para ile  625 öğretmen, 500 temizlik görevlisi istihdam edildiğini bunların 100 tane öğretmenin Kayseri’de görevlendirildiğini ancak sorunun kısa sürede çözülemeyeceğinin anlaşılması üzerine de entegrasyon için 2019 yılından itibaren Suriyeli sığınmacıların çocuklarının da normal okullarda eğitimine devam edildiğini söyledi. Öncelikle Türkiye çapında 6000 öğretmen nasıl daha kolay Türkçe öğretilebilir diye farkındalık eğitiminden geçirildi. 60 okulda uyum sınıfları açıldı. Ayrıca 4 duvar arasında kalarak dil öğrenilemeyeceği için Kayseri’de geziler düzenlenmektedir dedi.
Sempozyumun öğleden sonraki konuşmalarını yarınki yazımıza bırakarak Allah’a emanet olunuz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Ağs

Nihayet Reis de Konuştu

21Ağs

YİNE BELEDİYELER

15Ağs

KINAMA HA!

11Ağs

AKDENİZ ISINIYOR

05Ağs

EKONOMİK NEDENLERLE PANDEMİ AZDI