Suyun hayat bulduğu yer - Murat SERİM

Suyun hayat bulduğu yer


Su, hayatın bizatihi kendisi olmakla birlikte insanların yaşama biçimlerini belirleyen bir unsurdur. Tarih boyunca insanlar suyu maddi ve ruhsal temizliğin merkezine yerleştirmiştir. İnsanlar başta temizlik, sağlık, inanç olmak üzere şifa bulmak, güzelleşmek, arınmak gibi daha pek çok nedenlerle suyu bir araç olarak kullanmıştır. Su (terapileri) tedavi amaçlı geçmişten beri tıpta destekleyici bir yöntem olarak görülmüştür. Toplumumuzda şifanın Allah’tan geldiği inancıyla su, azizdir. İslamiyet’in temizliğe çok önem vermesi hamam kültürünün oluşmasında en temel anlayıştır. Bu sebeple Anadolu’da bir cami veya hanın inşasından önce hamamların inşa edilmesi İslam’ın ‘Temizlik imandandır.’ anlayışının bir tezahürüdür. Osmanlı’daki seferlerde ihtiyaca binaen kurulan hela, hastane, mescit, mutfak çadırları gibi askerlerin yıkanma ve temizlenme ihtiyacını gidermek için hamam çadırları kurmaları da yine çeşitli hastalıkların çıkmasını önleme ve temizliğe verilen önemin göstergesidir. İslamiyet Batı’daki durgun suda, küvetlerde yıkanmayı temizlenme olarak görmediğinden sıcak ve soğuk çeşmelerden akan suyla temizlik anlayışını getirmiştir. Şifa amaçlı hizmet veren kaplıcalarda havuzların inşa edilmesi ise sıcak suyun doğal akıyor olması ve suyun tekrar kullanılamamasıdır.  

Tarih boyunca su ihtiyacına göre farklı yapılar inşa edilmiştir. Bunlar arasında ibadethaneler, köprüler, çeşmeler, kaplıcalar, hamamlar vs. sayılabilir. Bu makalede Türk hamam kültürü ve bu kültür ile bağlantılı kavramlar ele alınacaktır. 

Hamam, dilimize Arapça kökenli olan hamam kelimesinden gelmiş olup ısıtmak, sıcak olmak anlamındaki hamm (hamam)’dır. Hamam kelimesinin sözlük anlamı yıkanılacak yer, yunak, para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer, anlamındadır.(1)

Hamamlar her anlamda sağlıklı olmanın mekanlarıdır, diyebiliriz. ‘’Türk Hamamı; dört yanı çevrilmiş işlemeli duvarlar ve kubbeli yapısıyla sadece temizlenmek için yıkanılan bir yer değil, aynı zamanda toplumsal hayatın vazgeçilmez bir parçası olup, tellağı, natırı, külhanbeyi ile yaşayan ve kuşaklar boyu aktarılan bir kültürün simgesidir.’’(2)

Türk hamamları geçmişten günümüze değişiklik gösterse de günümüzde varlıklarını halen sürdürmektedir.  Anadolu’da birçok cami, medrese, imarethanenin yanında külliyelerin bir bölümü olarak hamamların da yapıldığını görmekteyiz. Hatta çalışan usta ve işçilerin yıkanması amacıyla önce hamam inşa edilip ardından külliyenin diğer binalarının  inşasına geçilirmiş.  

Türk hamamları tarihi süreçte temizlenme ve yıkanmanın yanı sıra sohbetlerin yapıldığı, kızların beğenildiği, yıkanmayla birlikte sazlı sözlü eğlencelerin düzenlendiği bir sosyalleşme mekanları olmuştur. Bir sosyalleşme mekanları olarak hamamlarla birlikte birtakım gelenekler de oluşmuştur. Bu geleneklerin yapılan törene göre isimlendirildiğini görmekteyiz. ‘’Zira dünden bugüne evrilen hamam kültüründe değişmeyen özelliklerin başında gelin hamamı, asker hamamı, kırk hamamı, sünnet hamamı, bayram hamamı gibi geleneklerin varlığı dikkat çekmektedir.’’(3)

Anadolu coğrafyasında tek hamamlar diye ifade edilen belirli saatlerde kadın ve erkeklerin kullanımına sunulan hamamları görmekle birlikte hem erkek hem de kadınlar bölümlerinin olduğu çifte hamamlar da vardır. Osmanlı mimarisinde ‘’çifte hamamların, kadınlar bölümünün kapısı yan sokağa açılmakta ve rahatlıkla girilip çıkılabilmekteydi. Mahallelerde sadece kadınlar için olan hamamlara avret, çarşıda erkekler için olanlara da rical hamamı denmekteydi. Hamamlar, Osmanlı döneminde ev dışı yaşamı kısıtlı olan kadının dışarı çıkması ve eğlenmesi için aracı olmuştur. Bu bağlamda hamamın sefasını süren en çok kadınlar olmuştur. Yirmi kişilik gruplar halinde haftada en az bir defa toplanıp hamama gidilmekteydi. Sabah erken saatlerde gidilen hamamdan akşam saatlerinde dönülmekteydi. Hamamlara gidiş amacı öncelikli olarak dinen temizlenmek olup, bunun yanında güzelleşmek, sohbet etmek için de gidilen yerlerdi. Burada kadınlar vücutlarına bakım yapmakta, keselenip ovalanmakta, saç ve ayak bakımı yapmaktaydılar. Kimi, saçlarına kına yakar, uzun uzun tarar ve örerdi. Bu uygulamalar için bütün bir gün hamamda geçirilmekteydi.’’(4) 

Türk hamamları kullanım amaçlarına göre bölümlere ayrılmıştır. ‘’Şekil olarak soyunmalık (camekân/camegah), aralık, ılıklık, kurnaların ve göbek taşının bulunduğu yer olan sıcaklık, halvet, kurutmalık, sıcak ve soğuk su deposu ile külhan bölümlerinden oluşmaktadır.’’(5) Şirvan, bazı hamamlarda ahşap merdivenle çıkılan yine soyunma kabinlerinin yer aldığı bölüm vardır. Soyunmalık, hamamın girişinde kıyafetlerin değişimi için açık veya kapalı locaların(kabin) olduğu dinlenilen bölümdür. Bu bölüm hamamda yıkandıktan sonra iştahı açılan kişilerin hafif bir şeyler atıştırdığı mekandır. Ayrıca hamamda bunalan kişiler serinlemek, dinlenmek için soyunmalığın bir köşesinde hizmet veren sıcak ve soğuk içeceklerin servislerinden faydalanabilir. Ilıklık bölümü hamamın en sıcak yerine girmeden önce tuvalet ve tıraş ihtiyacının giderildiği geçiş bölümüdür. Üstü kubbeli, yıkanma yeri olan sıcaklık bölümünde küçük yıkanma bölümlerinin yer aldığı halvetler, ortada terleme, dinlenme ve masaj için kullanılan büyükçe bir göbek taşı ve boydan boya mermer sedirler, belirli aralıkla sıcak ve soğuk çeşmelerin aktığı kurnalar yer alır. Sıcaklık(harare) bölümünün hemen yanında veya altında hamam suyunun ısıtıldığı külhan(fırın) bölümü yer alır. Tarihi Türk hamamlarını kubbelerinde filgözü denilen yıldız veya daire şeklindeki cam pencereler aydınlatır.   

Hamam kültürü ile anılan diğer kavramlar ise daha çok hamamlarda kullanılan eşyaları ifade eder. Belden aşağısını örtmek için kuşanılan beze peştamal, vücudu kirlerden temizlemek için kullanılan el büyüklüğündeki beze kese, sabunlanmaya yarayan gevşek örülmüş beze lif, altı yüksek ökçeli ahşaptan ayağa geçen kısmı deriden yapılma hamam terliğine takunya ya da nalın, süngere benzeyen topuklardaki nasırlı bölgelere sürterek temizlemeye yarayan taşa ponza taşı(topuk taşı), tütsü için kullanılan kaba ise buhurdan denilmektedir. 


Makalenin 1. Bölüm Sonu


------------------------------------
KAYNAKÇA:
1 https://sozluk.gov.tr/
2 Başa, Banu Apaydin. "Türk hamam kültürünün spa & wellness mekânlarının tasarımına etkileri." Journal of World of Turks/Zeitschrift für die Welt der Türken 1.1 2009).https://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423939690.pdf (ET:20.05.2022)
3 Çalışır, G.,Uncu, G., Ünal, A. M. "İletişim bakış açısıyla hamam kültürü" . Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Elektronik Dergisi 7 (2019 ): 1242-1266 <https://dergipark.org.tr/en/pub/e-gifder/issue/49575/565928 (ET:20.05.2022)
4 Apaydin.a.g.e.,s.209  
5 Kaplan, Yunus. "Türk hamam kültürünün divan şiirine yansımaları." Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi 17.44 (2010): 131-155.(ET:20.05.2022)
 

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Ağs

Kartalkaya'da bir kampçı

03Ağs

Kayseri’de Kırk Hamamı

26Tem

Kayseri'de Gelin Hamamı

20Tem

Kayseri Hamam Geleneği

13Tem