AĞIZ TADI - İsmail ARSLAN

AĞIZ TADI


Devlet, mevzu engelliler olunca hakikaten bazen tam bir zulüm uzmanı olabiliyor. Bendeniz geçirdiğim sağ felç sonrası tarafıma verilen % 62 engelli raporuna istinaden vergi indirimi almıştım. Daha sonra felç kaynaklı epilepsi de gelişince bir rapor daha aldım. Oran % 82'ye çıktı. Bu raporu da Ankara'ya onaya göndermişti İdare. Bu sabah Kayseri Vergi Dairesinden aradılar, sizi hastaneye sevk edeceğiz, bize uğrayın dediler. 25 gün önce geçirdiğim epilepsi atağı sebebi ile düşmüş omzumu kırmıştım ve ameliyat olmuştum. Felçli tarafta zaten hareket kabiliyetim sınırlı ve sol kolum da askıda. Bu halimde beni ıvır zıvır mevzuatları gereği oradan oraya dolaştırmak isteyen İdareye kızınca haksız mı oluyorum?
--
Türkiye'de parti mekanizmalı siyasetin sorun üretme ve büyütmeden gayrı bir variyeti olmadığı net olarak ortaya çıkmıştır. Tek adam rejimi ise, partili sistemle kıyaslanamayacak ölçüde sakattır. Bize özgü olması gereken sistem, liyakat esaslı toy sistemidir. Hangi görüsten olursa olsun memlekete hizmet edebilecek herkese her an fırsat sunan bir yapı. Başkanı bu yapı seçer ve buraya her şehrin en muteberleri seçilir.
--
Ağız tadının kaybolması ile bedeni ayakta tutan hormonlar, bu organizmanın işi bitmiş diyerek elementleri geldikleri yere göndermek için bedeni devirmeye çalışmaya başlarlar.
Küspe felsefesi
--
Birkaç günde bir uçaklarımızın pkk sığınak ve silah mevzilerini vurduğu haberlerini görüyoruz, ama bu vurmaların sonu bir türlü gelmiyor. Demek ki ellerinde oldukça yekünlu silah var. Diyeceğim şu: Aynı yerlere biz maliyeti yüksek tonlarca akıllı mühimmat atsak, sonuç alamayız, zira bu alçaklar sırtlarını sözde bize dost görünen, ama özde dipsiz düşmanlık yapan devletlere dayamışlar ve tükenmez silah kaynaklarına sahipler bu anlamda. Yapılması gereken ilk iş ordumuzun bunların sınır ötesindeki karargâhlarına girmesi ve bayrak dikmesidir. Bu psikolojik olarak bunların işini bitirir ve dost görünümlü düşmanlara da ciddi bir mesaj olur. Daha sonra Türkiye'de bölücülük taraftarı herkes sınır dışı edilmeli ve ülke yönetim sistematiği toy odaklı başkanlığa çevrilmelidir
--
Gecenin bir vakti tek başınayken yapabildiğini, civarında birileri varken yapamaması insanı itaat tavına getirir... Artıktan aş çıkaranların derdi ile marjinalitenin göbeğini kaşıyanların derdi aynıdır. Ciltler dolusu sıfatın özünde bu küspelimsiliği daima fark edersiniz.
--
Anadolu çiftçisi eğer geçim sıkıntısı çekiyorsa başta iyi bir yönetim yok demektir. Sanayicinin sıkıntıya girmesinin makul izahı olabilir, ama çiftçinin geçim derdine aptal şapşal politikalar harici bir izah olamaz.
Türkiye'nin doğal gazı petrolü yokmuş da bundan sıkıntı yaşıyormuşuz. Dangalaklık genetik değildir. Türkiye'nin öyle özel bir toprağı var ki üzerine ne eksen ilaç oluyor. Bu zenginliği kullanamayanların hamakatının ceremesini coğrafya insanı çekiyor. Sabah Saraçoğlu anlattı, Parkinson hastalığı için kullanılan ilacın dünya piyasasında 100 milyar dolarlık bir yeri varmış ve bu ilacın en etkili hammaddesi Türkiye topraklarında yetişen bir bitki imiş.--
 
Dogu ve Güneydoğu'daki Şeyhlerden bir Kürt devleti kurulma çabalarına dair en ufak bir karşı çıkış açıklaması gelmemesini manidar buluyorum. Kürt-İslam Teali örgütü acaba hala faal mi? Suriye ve Irak 'ta bulunanlar açık açık destekliyor ve hatta bu yolda pkk gibi örgütlerle işbirliği yapmayı bile caiz görüyorlar da Türkiye'dekilerden hiç alakamiz yok açıklaması gelmemesi ulen neler oluyor dedirtiyor insana.
Dahası dün İngiliz'in kurduğu bu Kürt-İslam örgütü yarın bir mehdi atasa 10000lerce Türk evladının aynen Fetö'de olduğu gibi saf dini duygularla tabi oldukları o şeyhlere itaat ile kendi milletlerine karşı savaş açmalarını ne engelleyecek.
--
Maturidi akaidinde inancına delil araştırmayan, yani imanını tahkik ile sağlamlaştırmayan günahkardır. Yok yani öyle, kör itaat ile teslim. Tahkik yoksa, taklit er geç saptırır. Kocakarı imanını istisna tutuyoruz, zira o iman tam güvenin remzidir ki bu devirde en sofisi dahi Allah'a varana kadar elli tane aracıya itimadını bağlar. Mailis Nalars
--
Ruhlar kalite kalite. Bazı ruhlar emek çektiklerinin üzerine işemeyi hak bilir; bazıları da ter akıttıklarını mülk edinirler. Mailis Nalars
--
Bu dünyadaki en ağır ceza İTİBARSIZLAŞTIRMA cezasıdır. Kişinin öyle bir şeyini elinden alıyorsunuz ki, o olmayınca olan ne varsa kıymetsizleşiveriyor; hem kendi için, hem ilişikli yaşamlar için...
 

ismailarslan@kayseri.av.tr

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Oca

Din de din mi acaba?

11Oca

Ulus Devlet üzerine

06Oca

Kaos

03Oca

Affeden affedilir...

27Ara

Cumhurbaşkanlığı seçimi